Yepyeni Kremini’lerle Hayatı Renklendir

Yeni çeşitlerle genişleyen Ülker Kremini ailesi birbirinden renkli ve lezzetli şekerleri ile raflarda yerini aldı.

Yeni Kremini ailesi yepyeni ambalajları, benzersiz tatları ve şekilleri ile tüketicinin karşısına çıktı. Kremini Jelly, Kremini Çiğnemelik Şeker ve Kremini Lolipop Kıpkırmızı ile Yemyeşil bu yazın en sevilen şekerleri olacak.

Kremini Jelly, Türkiye’de bir ilk gerçekleştirerek dolgulu jelly şekeri farklı lezzetler arayan tüketicilerin beğenisine sundu. Portakal, mandalina ve limon dilimleri ile Kremini Jelly Dilim Dilim, ahududulu Puf Şeker ve 6 çeşit meyve aromasını bir arada sunan Meyve Sepeti diğer lezzetli jelly çeşitleri.

Kremini Lolipop ailesinden Kıpkırmızı’nın dışı nefis kırmızı meyvelerin karışımı, içi ise böğürtlen tadında. Yemyeşil’in ise dışı yeşil meyve tatlarının karışımını, içi ise limon tadı yaşatıyor.

Kremini Çiğnemelik Şeker içindeki sıvı dolgusuyla ve dışındaki çıtır kaplamasıyla toffe şekere farklılık getiriyor. Bu ürünün çilekli ve şeftalili iki çeşidi bulunuyor.

Duran Doğan Genel Müdürü Dikran Acemyan, krizde en başarılı 100 CEO arasında 15. Oldu

KÜRESEL mali krizin getirdiği kasvet yüklü bulutlar yavaşça dağılırken hasar tespit raporları için de kollar sıvandı. Ülkeler, şirketler, ekonomistler krizden kimlerin kazançlı çıktığı sorusuna cevap arıyor.

Ekonomik krizlerden nefret ediyor olabiliriz ama beraberinde getirdiği fırsatların yaygın bir çekiciliği olmadığını kim söyleyebilir? Çıkış gerekçeleri farklı olsa da her ekonomik kriz kazananlar ve kaybedenler hanelerine farklı farklı isimler yazar. Ülkeler, şirketler, yöneticiler ve siyasetçiler... Kimse bundan kaçamaz. 

Meseleye ülkeler açısından bakalım... 1930’lardaki büyük bunalımdan, önce Amerika çıkmış, ekonomik modeliyle dünya ekonomisini de peşinden sürükleyerek hegemonik ülke konumuna yükselmişti.

Ancak son ekonomik krizle birlikte geçmiş resesyonlardan farklı olarak bu kez “Dünya ekonomisinin lokomotifi artık Amerika değil Çin” diyenlerin sayısı arttı. Sizce hangisi kazanacak? Amerika mı Çin mi?..

Konuya bir de şirketler ve onları yöneten CEO’lar açısından bakın. Bu krizin de diğerleri gibi kaybedenleri ve kazananları olacak. Peki, Türkiye’de krizde en iyi performansı gösteren CEO sizce kimdir? Bu sorunun cevabını bulabilmek amacıyla CEO’lar için bir performans araştırması hazırlamaya karar verdik. Araştırmamızda bu kez alışılagelenden farklı bir metot izledik...

KRİZİN YILDIZLARI DOĞUŞTAN CEO’LAR
Bu tip araştırmalarda en büyük sorun sektörel etki ve iş hacmiyle ilgilidir. Bazı sektörler krizden diğerlerine göre daha az etkilenir ve rakamlara bakarsanız bu sektörde görev yapan CEO’lar diğerlerine kıyasla daha başarılı görünür. Diğer taraftan iş hacmi de yanıltıcı olabilir. Küçük işletmeler için yüksek büyüme oranları yakalamak holdinglere kıyasla her zaman daha kolaydır. Bunları göze alarak bir CEO’nun performansını ancak çalıştığı şirketin önceki yıllardaki performansı ile ölçebileceğimize karar verdik. Ama bu sefer de başka bir sorun ortaya çıktı. Kıyaslamayı hangi dönemle yapacaktık? En objektif sonuçlara şirketin 2004-2008 dönemini kapsayan beş yıllık artış ortalamalarını, 2009 yılı ile kıyaslayarak ulaşabileceğimize karar verdik.

Veri sağlama ve hesaplama işini bizim adımıza Finnet şirketi yaptı. Hesaplamalar önümüze geldiğinde halka açık şirketleri yöneten 236 CEO arasında yaptığımız araştırmamızın çok ilginç sonuçları olduğunu gördük. İşte detaylar...

Krizde en iyi performans gösteren 100 CEO’nun 29’u aileden çıktı. Yani şirketin hissedarı konumundaki ailelerle birinci derecede akrabalık bağı var. Bu oran, aile şirketlerinin işlerini giderek profesyonellere devrettiği bir ortamda normal gibi görünüyor olabilir. Fakat asıl ilgi çekici olan, krizde en iyi performansı gösteren 25 şirketin 14’ünün CEO’sunun aileden olması...

Krizlerde en kritik noktanın hızlı karar verebilmek olduğunu ve aile şirketlerinin profesyonellerden kurulu yönetim kadrolarına kıyasla çok daha seri hareket edebildiğini savunanlar haklı gibi görünüyor.

Danışmanlık şirketi Human Resources Management’ın Yönetici Ortağı Aylin Coşkun Nazlıaka, aileden gelen CEO’ların daha hızlı karar verebildiklerini ve bunun krizlerde kendilerine önemli bir avantaj getirdiğinden bahsediyor. Nazlıaka ayrıca, aile şirketlerinde bireylerin küçük yaşlardan itibaren mülkiyet sorumluluğu ile yetiştirildiklerini, bu nedenle profesyonellere oranla işi daha fazla sahiplenebildiklerini söylüyor. Nazlıaka buna ek olarak, “Aileden gelen CEO’lar uzun dönemli stratejik bir bakış alışkanlığına sahiptir. Çünkü kendilerinden sonra da şirketin başarılı bir şekilde faaliyetlerine devam etmesi, çocuklarının geleceğini de etkileyecektir. Başarılı yönetilen aile şirketlerinde giderek daha fonksiyonel hale gelen bir yapılanma olduğunu gözlemliyoruz” diyor.

MÜHENDİSLERİN YÜKSELİŞİ
Türk iş dünyası uzun yıllar boyunca paradan para kazanmayı bilen, finans kökenli hünerli CEO’ların mutlak iktidarına sahne oldu. Çünkü yüksek enflasyon ve faizin getirdiği bol sıfırlı kârlara ulaşabildiğiniz tam bir rant ekonomisi vardı. İşletme, iktisat ve bankacılık mezunları MBA programlarına katılıp genç yaşlarda CEO koltuğuna oturabiliyordu.

İhracatın Türk ekonomisindeki ağırlığı arttıkça üretim öne çıkmaya başladı. Düşen enflasyon ve faizlerle birlikte hissedarların CEO’larından beklentileri giderek üretimle ilgili konulara yoğunlaştı. Artık CEO’lardan mümkün olduğu kadar üretimin içinde olması bekleniyordu. Böyle olunca CEO katında finans kökenlileri tahtlarından edebilecek kadar sert esen bir mühendislik rüzgarı başladı.
Mühendislik eğitimini MBA programlarıyla birleştiren bu yeni tip CEO’lar, hem tipik mühendis pratikliğini hem de gelişmiş yönetim taktiklerini sahada zorlanmadan uygulayabildiler. Araştırmamızın sonuçlarına bakarak patronların mühendis CEO’lardaki ısrarının isabetli bir karar olduğunu söylemek mümkün. Çünkü krizde en iyi performans gösteren 100 CEO’nun 56’sı mühendislik kökenli.

CEO FABRİKASI ODTÜ
Bu 56 kişiyi mühendislik alanlarına göre kategorilere ayırdığımızda ise çok daha ilginç bir sonuca ulaştık. Makine mühendisliği 21 kişi ile birinci sıradaydı. İlginç olan endüstri mühendisliğinin 10 kişi ile ikinci sırada yer almasıydı. Endüstri mühendisliği branşının Türkiye’deki geçmişinin nispeten kısa olduğu düşünüldüğünde bu kadar mühendisin hangi arada okulunu bitirip MBA yapıp başarılı birer CEO olabildiği ayrı bir araştırma konusu....

Krizin en başarılı 100 CEO’sunu eğitim aldığı üniversitelere göre kategorilere ayırdığımızda ise ilk sırada 14 CEO ile ODTÜ yer aldı. Listeye Boğaziçi ve Ankara üniversiteleri 11’er, İstanbul Üniversitesi 9, İTÜ ise 8 CEO soktu.

ARAŞTIRMA NASIL YAPILDI?
Araştırma çerçevesinde finans hariç diğer tüm sektörlerde faaliyet gösteren halka açık şirketlerin 2004-2009 yıllarını kapsayan altı yıllık bilançoları tek tek incelendi. CEO'ların performansını belirlemek için 7 temel parametre seçildi. Bu parametrelerdeki 2009 yılı artışları önceki 5 yıldaki (2004-2008) artışlarının ortalamasıyla kıyaslandı. Söz konusu parametreler, CEO'ların yönettikleri şirketlerin cirosundaki, karındaki, nakit varlığındaki artışlar ile özkaynak, satış ve istihdam verimliliğindeki yükselişlere ek olarak borç yapısındaki iyileşmeler şeklinde belirlendi. Tabii ki bu arametrelerin hepsi eşit önemde değildi. Ciro parametresi, toplam başarı endeksinin yüzde 25'ini, karlılık 20'sini, nakit varklıklar yüzde 15'ini oluşturdu. Geriya kalan parametrelerin her birinin toplam içindeki ağırlığı ise yüzde 10 oldu.

KARNEDE HANGİ PARAMETRE NEYİ GÖSTERİYOR?
Ciro:
Şirketin 2009 yılındaki ciro artış oranının kıyaslanmasıyla elde edildi. Şirketin büyüme hızını temsil ediyor. Ağırlığı : Yüzde 25
Karlılık:
Şirketin 2009 yılındaki kar artışının önceki beş yılda gerçekleştirdiği yıllık ortalama kar artışı oranıyla kıyaslanmasıyla elde edildi. Şirketin karlılığını gösteriyor. Ağırlığı: Yüzde 20
Nakit varlıklar:
Şirketin 2009 yılındaki kısa vadeli borçlarının nakit varlıklarına oranını önceki beş yıldaki performansı ile kıyaslanarak elde edildi. Şirketin kısa vadede nakit sıkışıklığı var mı sorusuna cevap veriyor. Ağırlığı : Yüzde 15
Özkaynak verimliliği:
Şirketin 2009 yılındaki özkaynak büyüklüğünün net kara olan oranının önceki beş yıldaki performansı ile kıyaslanarak elde edildi. Şirketin ne kadar sermaye ile ne kadar para kazanabildiğini gösterir. Ağırlığı: Yüzde 10
Satış Verimliliği:
Şirketin 2009 yılındaki satış bedelinin satış maliyetine oranının önceki beş yıldaki performansı ile kıyaslanarak elde edildi. Şirketin satış operasyonunun başarısını simgeler. Ağırlığı : Yüzde 10
Borç yapısı:
Şirketin 2009 yılındaki kısa vadeli borçlarının uzun vadeli borçlarına olan oranının önceki beş yıldaki performansı ile kıyaslanarak  elde edildi. Şirketin borçlarının uzun vadede yayılması sağlıklı borçlandığını işaret eder. Ağırlığı: Yüzde 10
İstihdam verimliliği:
Şirketin 2009 yılındaki istihdamının net satış verisine oranı, önceki beş yıldaki performansı ile kıyaslanarak elde edildi. Şirketin istihdam politikasının başarısını simgeler. Ağırlığı: Yüzde 10

HANGİ PARAMETREDE HANGİ CEO İLK 10'A GİRDİ?

KRİZİN EN BAŞARILI 100 CEO'SU

Haber:
Burak Mavi

SuperFresh 1. Mesleki Eğitim Programı Başlatılmıştır…

Dondurulmuş Gıda sektörünün lider firması Kerevitaş, Türkiye İş Kurumu ve Milli Eğitim Müdürlüğü protokolünde hazırlanan eğitim, 7 Haziran 2010 tarihi itibariyle Kerevitaş Bursa Akçalar tesislerinde başlamıştır.

Eğitim süresince,  iş kurumu bünyesinde kayıtlı olarak iş aramakta olan 18-35 yaş arası 30 katılımcıya, 8 hafta boyunca “İş Yeri Kuralları, İş Güvenliği, Hijyen, Kalite Standart, Uygun Ürün Seçimi, Ambalajlama Teknikleri” konularında eğitim verilecektir.

Kendi alanında Türkiye’nin en önemli uzmanları tarafından gerçekleştirilecek olan eğitim süresince katılımcılar, uygulamalı olarak çalışma fırsatı yakalayacak ve bu alanda önemli bir tecrübe edineceklerdir.

Kerevitaş’ın kapsamlı eğitim projesinin ana hedefi;  işe başlayacak olan katılımcılara ihtiyaçları olan eğitim imkânı sunmak ve işe başladıktan sonra yaşanabilecek her türlü verim kaybının önüne geçmektir. Katılımcılarımız bu eğitimle önemli bir donanım kazanarak, iş bulma süreçlerinde diğer adaylara kıyasla “tercih edilir” konuma gelecektir.

Kerevitaş, bu proje ile katılımcılarımıza sağladığı faydaların yanı sıra, firmamıza ekonomik iş gücü kazandırarak projenin katma değerini arttırmaktadır.

Söz konusu Mesleki Eğitim Programı, yılsonuna kadar devam edecek olup, toplam 200 kişinin eğitilmesi planlanmaktadır. Şirketimizin ihtiyaçları çerçevesinde yeni istihdam edilecek personelde, sertifika almaya hak kazanmış kişiler birinci önceliğe sahip olacaklardır.

Katılımcıların yorumları
İ.B.: Kurs eğitici ve öğretici. İşte zorluk çekmememizin sebebi işe başlamadan önce eğitim almamızdan kaynaklanıyor.

F.D.:
Her birim ilgili ve alakalı davranıyor. İlgi ve alakalarını eksik etmiyorlar.

V.S.:
Kurs bugüne kadar aldığım en faydalı eğitim oldu, Kerevitaş’a çok teşekkür ederim.

E.A.:
Mekan, güvenlik ve eğitimcilerimiz acısından gayet memnunum. Herkes çok samimi ve yardımsever.

Café Crown’da sahlep keyfi yazın da devam ediyor

Konuklarına konforlu bir ortamda Türk damak tadına uygun lezzetler sunan Café Crown, 2010 yazına özel yeni ve çok farklı bir soğuk içecek hazırladı: Sahlep Frozen…

Kış aylarının severek tüketilen içeceği sıcak sahlep, Café Crown tarafından yaz ayları için yeniden yorumlandı ve Sahlep Frozen ortaya çıktı. Café Crown’un bol buz ve tarçınla zenginleştirilerek hazırlayıp sunduğu Sahlep Frozen’ı sıcak yaz günlerinde mutlaka tadın.

Cafe Crown, İstanbul, Ankara, Bursa, Eskişehir, Trabzon, Mersin ve İzmir’de toplam 30 şube ile konuklarına hizmet veriyor.

Önce Çocuklar Dedik, 3 Yılda 50 Bin Çocuğa Sporla Ulaştık

3 Yılda 50 Bin Çocuk
HERKESiçinFUTBOL projeleriyle 3 yılda Türkiye’nin dört bir yanından 50 bini aşkın çocuğa ulaşan Ülker, bu alandaki projelerini anlatmak için bir reklam kampanyası hazırladı. Çocuklara spor  aracılığıyla dengeli beslenmeden arkadaşlığa, fairplay’den çevre bilincine kadar pek çok alanda eğitim imkanı sağlayan Ülker, reklam filmleriyle çocukların yaşadığı mutluluğu kamuoyuyla paylaşıyor. Filmlerde Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen çocuklar, HERKESiçinFUTBOL merkezlerinde yaşadıklarını bizzat kendileri anlatıyor.
 
Reklam filmleri, çocukların HERKES içinFUTBOL merkezlerinde edindikleri deneyimlerin günlük yaşamları üzerinde nasıl fark yarattığını konu alıyor. Çocuklar deneyimlerini, filmlerde en doğal halleriyle, içlerinden geldiği gibi kameraya konuşarak paylaşıyor.

Filmlerde, kampanyaya destek veren ve HERKESiçinFUTBOL merkezlerinde çocuklara sağlıklı beslenme üzerine eğitimler veren Dr. Yasemin Bradley de rol aldı. Bradley, filmde de çocuklara beslenmenin önemini anlattı.

30 Çocuk Rol Aldı!
Yönetmenliğini Eralp Vardar’ın yaptığı, görüntü yönetmenliğini Alman Winnie Heun yaptığı reklam filmleri için 1600’ü aşkın çocuk ile görüşüldü. Bunlar arasından seçilen 30 çocuk filmlerde rol aldı. Toplam 50 kişilik bir oyuncu kadrosunun kullanıldığı filmler için İstanbul’un Galata ve Levent semtlerinde yapılan çekimler iki gün sürdü.

TV’de ve  Sinemalarda 
Grey İstanbul Reklam Ajansı tarafından hazırlanan reklam kampanyası, üç farklı filmden oluşuyor. Reklam filmleri, ulusal kanalların yanı sıra sinemalarda yayınlanacak.


SuperFresh’ten Süper Hediyeler…

15 Mayıs-15 Haziran tarihleri arasında Migros’tan Money Club Cart veya Money Cart ile SuperFresh dondurulmuş ürünlerden tek seferde yapılacak 5 TL’lik alışveriş, çekiliş hakkı kazandırıyor.

Çekiliş sonucunda, kazananları buzdolabı, derin dondurucu, midi fırın ve küçük ev aletleri hediyeleri bekliyor. Üstelik kampanya dönemi boyunca tüm SuperFresh dondurulmuş ürünler %20 indirimli.

Kampanyayla ilgili ayrıntılı bilgiyi  www.superfresh.com.tr adresinden öğrenebilirsiniz.

Lider harcama yönetimi çözümü Ariba Medyasoft ile Türkiye’de

Yıldız Holding bilişim grubu şirketlerinden Medyasoft lider harcama yönetimi çözümü Ariba’nın Türkiye distribütörü oldu. Dünya üzerinde farklı büyüklüklerde binden fazla müşterisi bulunan Ariba, bugünün rekabetçi ortamında kurumsal başarı için gereken yazılım, servis ve global ağı Medyasoft distribütörlüğünde Türkiye piyasasına sunuluyor.

Günümüzün zorlu ekonomik koşullarında farklı boyutlarda ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalar kısıtlı bütçeler, yüksek enflasyon, artan tedarik zinciri riski ile uğraşıyor. Bu zorlu koşullar karşısında firmalar masrafları azaltmak ve tasarruf yapmak için büyük çaba gösteriyor. Lider harcama yönetimi sistemi Ariba, firma büyüklüğü ve sektör ayrımı yapmaksızın tüm bu süreçlerin yönetimini yüzde yüz kontrol ediyor.

Ariba, orta ve büyük ölçekli firmaların harcama yönetimindeki stratejik hedeflerini destekliyor aynı zamanda kaynak kullanımı, ödeme, sürekli tedarik ağını iyileştirme ve geliştirme konusunda süreçleri ve sistemleri düzenliyor.

Ariba firmalara, toplam satın alma maliyeti,  optimizasyon, tedarik ağlarının güvence altına alınması ve geliştirilmesi, satın alma ve tedarik risklerinin hafifletilerek verimsizliğin önlenmesi, değer yaratılması ve etkili kaynak kullanımı, sözleşme, tedarik ve finans yönetimlerindeki sürekli iyileştirmenin sağlanması konusunda çözüm sunuyor.

Ariba Türkiye olarak hizmet verecek yazılım, servis şekli, fiyat politikası ve network hizmetleriyle kullanıcılarına dünya üzerindeki alıcılar ve satıcıları keşfetme, onlarla işlem yapma ve aralarında işbirliğini kurmaya yardımcı olmak için en büyük yerli ve global açık ticari ağı sunuyor.

Birçok araştırmada “En iyi tedarik zinciri finans çözümü” arasında yer alan, dünyada yaklaşık 4 milyon bilgisayarda kullanılan ve tüm sektörler için belirsiz koşullarda dahi harcama yönetimini yeni ve bütünsel bir yaklaşımla gerçekleştiren Ariba, kusursuz çözümleriyle şirketlerin ticari ilişkilerini de maksimuma çıkaracak.

Medyasoft, AutoCad 2011’i Tanıttı

Yıldız Holding Bilişim Grubu şirketlerinden biri olan Medyasoft, mimari, inşaat, imalat, endüstriyel tasarım, medya ve eğlence pazarlarına yönelik dünyanın lider 2 ve 3 boyutlu yazılımı AutoCad 2011 ve 3ds Max Design 2011’i tanıttı. Tanıtım “Design with”, “Visualize with” ve “Share with” olmak üzere üç bölümde gerçekleştirildi. Toplantının “Desing with” bölümünde, Autodesk Avrupa Pazarlama Müdürü Miikka Aral, AutoCad Uzmanı Bilge Akbağ ve Platin Bilgisayar Hizmetleri’nden Cad Danışmanı Gül Fazıl AutoCad 2011 hakkında bilgi verdi. “Visualize with” bölümünde Autodesk Güney Avrupa Teknik Endüstri Müdürü Patrice Paradis ve Sinpaş Görsel Sanatlar Yönetmeni Batuhan Kırca ile Saydam Mimarlık’ın kurusucu Mimar Mustafa Tutar ve son olarak Share with bölümünde Adobe Medya ve Yayıncılık Uzmanı Barış Özcan bilgi ve deneyimlerini davetlilerle paylaştı.

Hayal edilebilir neredeyse tüm şekilleri yaratabilen güçlü 3D araçlarına sahip AutoCad 2011, bu özelliği ile fikirlerin sezgisel bir şekilde keşfedilmesine imkan sunuyor. AutoCad 2011 güçlü programlama araçları ve binlerce mevcut eklenti ile esneklikte en üst düzeyi sağlayarak ihtiyaca uygun kişiselleştirme sağlıyor. Ayrıca tasarım ve dokümantasyan etkinliğini artırabilen ve tasarımları daha güvenli, doğru ve akıcı bir şekilde paylaşmayı sağlayan yenilikler de sunuyor.

Autodesk 3ds Max Design 2011 yazılımı ise verileri toplayarak, fikirleri yineliyor ve sonuçları sunarak tasarımları hayata geçirmek için güçlü teknikler sunuyor. Geliştirilmiş akıllı veri alışverişi iş akışları ve yenilikçi işleme özellikleri Autodesk Revit Architecture, Autodesk Inventor, AutoCAD Civil 3D, Rhino, SolidWorks, FormZ, ve Google Sketchup’tan tasarım verilerini optimal bir şekilde göstermek için göz alıcı foto-gerçekçi görselleştirmelerini yaratmaları konusunda tasarımcılara yardımcı oluyor. Bağlam için yeni kullanıcı arayüzü ile erişilen 3ds Max Design modelleme ve dokulama araç setlerindeki önemli zenginleştirmeler günlük iş akışlarının hızlanmasına yardımcı olarak tasarımcıların tasarımları arkasında yatan hikayelerini daha iyi keşfetmesini sağlıyor.

Medyasoft Genel Müdürü Doğu Pabuçcuoğlu yaptığı açıklamada, “2009 yılında belirlediğimiz tüm hedeflere ulaşıp, yılı yüzde 100 büyüme ile kapattık. Dünyanın önde gelen yazılım markaları ile gerçekleştirdiğimiz distribütörlük anlaşmaları büyümemizde büyük rol oynadı. Mart 2009’dan bu yana mimari, inşaat, imalat, endüstriyel tasarım, medya ve eğlence pazarlarına yönelik 2 ve 3 boyutlu yazılımlar konusunda uzman Autodesk’in Türkiye distribütörlüğünü yürütüyoruz. Autodesk kullanıcılarının AutoCad 2011 versiyonu ile çok yaratıcı ve başarılı işlere imza atacaklarına inanıyoruz. Biz de Medyasoft olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm Autodesk kullanıcılarına destek vererek başarılarına katkıda bulunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

AutoCad 2011’in öne çıkan özellikleri;

Hızlı dokümantasyan
AutoCad 2011’in güçlü dokümantasyon araçları ile projeleri konsept aşamasından bitişlerine kadar yürütmek mümkün. Otomasyon, yönetim ve düzenleme araçları ile sık tekrarlanan görevleri azaltmak ve iş akışını hızlandırmak da mümkün.

Yeni Fikirler
Hem 2 boyutta hem de 3 boyutta, tasarım fikirlerini keşfetme esnekliğine sahip AutoCad 2011, güçlü ve rahat kullanılan araçlar sayesinde fikirlerin görüntülenmesi, şekillendirilmesi ve aynı zamanda, yenilikçi konseptleri hayata geçirilmesine imkan sunuyor.

Kolay İletişim
AutoCAD 2011 ile kritik tasarım verilerini güvenli, etkili ve tam şekilde paylaşmak mümkün. Dünyada en çok kullanılan tasarım verisi paylaşım formatı olan DWG, herkesin aynı dosya aynı detay üzerinde çalışmasına imkan sağlıyor. Ayrıca sunuma hazır grafikler, render araçları ve sağlam plotting ve 3D çıktı alımı kapasiteleri ile tüm tasarım iletişimlerine açıklık getiriyor.

Kolay Uyarlama
AutoCAD 2011’i özel ihtiyaçları karşılayacak şekilde uyarlamak şaşırtıcı derecede kolay. AutoCAD yazılımı, hem çalışma şekline göre araçlarının uyarlanması hem de endüstriye uygun hale getirilmesi açısından çok esnek.

Anneler Günü’nde annenizin kahvesi Café Crown’dan…

Konforlu bir ortamda, geniş bir yiyecek ve içecek mönüsü sunan Café Crown, Anneler Günü kutlamasını şubelerinde yapmak isteyenlere özel bir sürpriz hazırladı. 9 Mayıs 2010 Pazar günü annesi ile gelenlere, annesinin içeceği kahve Café Crown’un hediyesi olacak.

Café Crown’un sıcak içecek mönüsünde çeşitli aromalarla tatlandırılan 37 çeşit özel kahve ile 3 farklı Türk Kahvesi bulunuyor. Café Crown’da kahve servisi, özel olarak dizayn ettirilen, kahve kokusunu ve tadını maksimum düzeyde yaşamayı sağlayan porselen fincanlarda sunuluyor.

Bu özel günde annenize Cafe Crown’un birbirinden lezzetli Türk Kahvesi yorumundan birini ya da Damla Sakızlı Latte’yi tattırabilirsiniz. Café Crown’da geleneksel Türk kahvesinin yanı sıra Damla Sakızlı, Fındıklı, Bademli Türk kahveleri tutkunlarıyla buluşuyor.

Türk tüketicisi için özel bir anlam taşıyan Türk kahvesi çeşitleri, porselen bir tepside, çikolata kaplı özel bir lokum ve bir bardak su eşliğinde, geleneksel bir şekilde sunularak içenleri evlerinde hissettiriyor.

Damla Sakızlı Latte ise klasik lattenin Türk tüketicisinin çok sevdiği damla sakızıyla tatlandırılmasından oluşuyor.

Ülker Çocuk Sinema Şenliği, 3 yılda 400 bin çocuğu sinemanın sihirli dünyası ile tanıştırdı

Ülker’in 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı onuruna geleneksel hale getirdiği “Ülker Çocuk Sinema Şenliği”, üçüncü kez çocukları sinemayla buluşturdu. “Ülker Çocuk Sinema Şenliği”nde 140 bini aşkın çocuk bu yıl, Astro Boy adında bir robotun insan olma maceralarını izledi.
Geçtiğimiz iki yılda 255 bin çocuğu sinema ile buluşturan projeye bu yıl da anne ve çocuklardan büyük ilgi vardı. Türkiye’nin 50 ilindeki 158 sinema salonunda çocuklar yine salonları doldurdu. Böylece 3 yılın sonunda Ülker Çocuk Sinema Şenliği’nden faydalanan çocukların sayısı yaklaşık 400 bini buldu.
Yıldız Holding Kurumsal İletişim Genel Müdürü Zuhal Şeker,  “Ülker olarak Türkiye’nin her tarafına ulaşan, yaygın, bölgesel veya yerel uygulamaları olan, tüm çocukların eşit olarak yararlanacağı sosyal sorumluluk projelerini desteklemeyi tercih ediyoruz. Çünkü Ülker her hafta 220 bin noktaya ulaşan, Türkiye’nin en ücra köşelerine dahi gidebilen bir marka. Projelerimizi belirlerken de bu sorumluluğu üzerimizde hissediyoruz. Ayrıca çocukların zihinsel ve bedensel gelişimini doğrudan destekleyen projelere özel önem veriyoruz. Sinema da çocukların hayal gücünü geliştirmeleri için çok önemli bir araç. Bu nedenle “Ülker Çocuk Sinema Şenliği” projesini tüm Türkiye’ye yaymaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Gezici sinemayla daha çok çocuğa ulaşacak
Her yıl ulaşılan şehir sayısını artırmaya ve daha çok çocuğa ulaşmaya çalıştıklarını belirten Zuhal Şeker, bu yıl projeye yeni bir ayak daha eklediklerini vurguladı. Gezici sinema TIR’ıyla sinaması olmayan il, ilçe ve köylerdeki çocukları da sinemayla tanıştırmayı planladıklarını kaydeden Şeker, “Gezici sinema, uygulama açısından oldukça zor bir operasyon. Bu nedenle 50 ile ilave olarak bu yıl, Yozgat, Osmaniye, Muş, Tunceli, Erzincan, Bayburt, Ardahan, Adıyaman, Elazığ ve Kars gibi 10 ile daha gezici sinema ile ulaşmayı planlarımız arasına aldık. Umuyorum ki gelecek yıllarda bu noktaların sayısını da artıracağız” şeklinde konuştu.

Sinema çıkışlarında, çocuklara içinde çeşitli Ülker ürünlerinden oluşan kutuların hediye edildiğini belirten Zuhal Şeker, “Üç yılda toplam 410 bin adet hediye kutu içinde 82 ton süt, 16.4 ton Çokokrem, 14.2 ton kek, 14.5 ton şekerleme dağıttık” dedi.

Caramio'nun Kara'sı Çıktı

Çikolatanın karamelle mükemmel uyumunu sunan Caramio’dan bir ilk daha; İçi karamel dolgulu bitter çikolata. Yeni Caramio Bitter Kare Karamelli sadece 0.99 TL. Sütlüsü de öyle...

Caramio ürünlerini görmek için tıklayınız...

Caramio gözüm başkasını görmüyor... Caramio mini sitesi için tıklayınız...

"Ülker Çocuk Sinema Şenliği" 3. kez perdelerini açıyor...

50 ildeki 158 sinema salonunda iki gün gösterilecek animasyon filmde çocuklar, Astro Boy adında bir robotun maceralarına tanıklık edecek. Bu yıl 200 bin çocuğun yararlanması beklenen “Ülker Çocuk Sinema Şenliği”, iki yılda 255 bin çocuğa sinema ile buluşma imkanı vermişti.

Ülker’in 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı onuruna geleneksel hale getirdiği “Ülker Çocuk Sinema Şenliği”, üçüncü kez çocukları sinemayla buluşacak. “Ülker Çocuk Sinema Şenliği”nde çocuklar bu yıl, Astro Boy adında bir robotun insan olma maceralarını izleyecek.

Osama Tezuka’nın ünlü çizgi kahramanı Astro Boy, animasyon filmleriyle tanınan İngiliz yönetmen David Bowers tarafından beyaz perdeye aktarıldı. Hong Kong-Japon ve ABD ortak yapımı animasyon filmin orijinal seslendirmesinde, Nicolas Cage (Dr. Tenma), Kristen Bell, Eugene Levy ve Freddie Highmore(Astro Boy) gibi Hollywood yıldızları rol aldı. Film, Türkçe dublajlı olarak gösterime girecek.

23 Nisan mini sitesi için tıklayınız...

Bir robotun insan olma keyfi
Fida Film işbirliği ile gösterimi gerçekleştirilecek filmin konusu ise şöyle: Futuristik Metro City’de yaşayan ve inanılmaz güçlere sahip genç bir robot olan Astro Boy, dahi bilim adamı Dr. Tenma tarafından yaratılmıştır. Pozitif “mavi” enerji ile donatılan Astro Boy’un x-ray görüşü, inanılmaz hızı ve uçma gibi süper güçleri vardır. Çevresinden kabul görme isteğiyle bir yolculuğa çıkan Astro Boy, yol boyunca birbirinden renkli karakterlerle karşılaşır. Maceraları sırasında insan olmanın keyfini ve duygularını keşfeder. Ardından, ailesinin ve arkadaşlarının tehlike altında olduğunu öğrenir ve süper güçlerine başvurarak sevdiklerinin hayatını kurtarmak için harekete geçer. Astro Boy, bu müthiş serüveninde kahraman olmanın ne anlama geldiğini de öğrenecektir.

Ülker’le iki yılda 255 bin çocuk sinema ile tanıştı
Ülker olarak çocuklara yönelik projelere özel önem verdiklerini belirten Yıldız Holding Kurumsal İletişim Genel Müdürü Zuhal Şeker, “Sinema çocukların hayal gücünü geliştirmeleri için çok önemli bir araç. Ve maalesef Türkiye’de çocuklar sinema ile çok genç yaşta tanışıyor. Kurum olarak kalıcı, sürekliliği olan ve Türkiye’nin dört bir yanına yayılan projelere destek vermeyi ve bu projelerin odağında da çocukları bulundurmayı ilke edindik. Bu nedenle “Ülker Çocuk Sinema Şenliği” projesini tüm Türkiye’ye yaymaya çalışıyoruz. Geride kalan iki yılda toplam 255 bin çocuğumuzun hayallerini geliştirmeye katkıda bulunduk” dedi.

Özel Rica
Filmi daha çok sayıda çocuğun izleyebilmesi için bir çocuğa birden fazla yetişkinin refakat etmemesini rica ederiz.

Astroboy Film İzleme Kuralları
Ücretsiz biletler salon kapasitesiyle sınırlıdır.


“Bizim Mutfak” sponsorluğunda yayınlanan “İstanbul Mutfakta” yemek severlere yeni tatlar sunuyor

Mutfak kültüründen en iyi anlayan uzman ve lider  marka olma vizyonu ile hareket eden Bizim Mutfak,  mutfak sanatına dair kitapları da zenginleştiriyor. Bizim Mutfak, bu çerçevede Hande Bozdoğan ve Lale Apa tarafından kaleme alınan ve 30 ünlü yemek yazarının ve şefin 130 tarifinin yer aldığı  “İstanbul Mutfakta” kitabına sponsor oldu. Kitabın tanıtımı ünlü şef ve yemek yazarlarının da katılımı ile 16 Mart 2010 tarihinde düzenlenen davetle gerçekleştirildi.

Tanıtım gecesinde açılış konuşmasını yapan Yıldız Holding Yağ, Mutfak ve Fonksiyonel Gıdalar Pazarlama Genel Müdürü Derya Sevgin, “Ülker’in 65 yıldır tüketicisi için yarattığı “mutlu anlar”ı, Bizim Mutfak markası dayenilikçi ürünleri ile sofralarda yaşatmaya devam ediyor” dedi. Sevgin, lezzetli ürün çeşitleri ile sofralara çeşitli damak tatlarına uygun ürünler sunan Bizim Mutfak markasının henüz 8 senelik bir marka olduğunu, buna rağmen çorba, bulyon, makarna, bakliyat, un, ketçap ve mayonez başta olmak üzere 18 ayrı kategoride, 117 ürünü ile raflarda tüketicilerle buluştuğunu  sözlerine ekledi.

2010 yılında da yeni ürünler pazara sunarak büyümenin sürdürüleceğini vurgulayan   Sevgin, “Bu sene ürün ve kategorilere yaptığımız yatırımların yanı sıra seçkin, keyifli ve farklı işlere de imza atıyoruz. Bu kapsamda farklı coğrafyalardan, farklı geleneklerden ve diğer dünya mutfaklarından etkilenerek zenginleşen İstanbul mutfağı ile ilgili hazırlanan İstanbul Mutfakta kitabına sponsor olduk”

Pratik ve her damağa hitap eden yemekler
Kitabın yazarları Hande Bozdoğan ve Lale Apa da toplantıda şu değerlendirmeyi yaptı: “İstanbul Mutfak’ta kitabı, ev imkanlarıyla yapılmaya uygun, pratik ve her damağa hitap eden yemeklerden oluşmaktadır. Mutfakta ihtiyaç duyulabilecek her çeşit ürünü bünyesinde barındıran Bizim Mutfak markası ile bu kapsamda başarılı bir birliktelik yakaladığımızı düşünüyorum. İstanbul’un önde gelen şefleri, yemek araştırmacıları ve yazarlarının desteğiyle yayınladığımız bu kitabın mutfaklara lezzet katacağına inanıyorum”

Düzenlenen davette davetliler kitapta tarifleri bulunan ünlü yemek yazarları ve şefler ile tanışma fırsatı yakalarken, kitapta yer alan lezzetli yemekleri de tatma imkanı buldular.

Gourmand World Cookbook Awards 2010 “Jüri Özel Ödülü”
Her yıl, dünyanın dört bir yanında basılan yemek kitapları arasından en iyilerini seçmek amacıyla düzenlenen Gourmand World Cookbook Awards 2010 kapsamında Bizim Mutfak sponsorluğunda yayınlanan Istanbul-Cuisine Contemporaine “Jüri Özel Ödülü”ne layık görüldü.

Bu yıl 136 ülkeden 6.000 kitabın değerlendirildiği yarışmanın ödül töreni, 11 Şubat’ta Paris’te gerçekleştirildi. Törende, Swarovski tarafından tasarlanan “Gourmand” kupasını alan Hande Bozdoğan ve Lale Apa; asıl ödül sahibinin İstanbul’un mutfak kültürü olduğunu belirterek, kitaba katkıda bulunan şeflerin birbirinden güzel yemekleri tattırmak üzere, herkesi İstanbul’a beklediklerini ifade etti.

Sadece 25 ülkeye verilen Jüri Özel Ödülü; Ödül Komitesi Kurul Başkanı Edouard Cointreau, “Oldways Preservation Trust”ın Başkanı Dun Gifford, Prusya (Almanya) Prensi Franz-Wilhelm, Salon International du Livre Gourmand’ın Komiseri ve Sorges’in (Fransa) Belediye Başkanı Jean Jacques Ratier ile Booktown Grythyttan’ın Yöneticisi Bo Masser’ın da aralarında bulunduğu jüri tarafından seçildi.

Mutfak pazarında 18 kategoride 117 adet ürünüyle yer alan Bizim Mutfak markasının sponsorluğunda yayınlanan “Istanbul- Cuisine Contemporaine” kitabı, Türkiye’de 8 Mart’tan itibaren “İstanbul Mutfakta” adı altında satışa sunuldu.

Olay olay olay! Sosyete güzelini uçurdular!

İzleyenleri şaşkına çeviren olay İstanbul’da ünlü bir mağazada gerçekleşti. Alışverişe çıkan sosyetik güzel, adı açıklanmayan bir genç kızla aynı body’i beğenince olanlar oldu. Genç kızın body’i bir anda çekmesiyle kendini havalarda bulan sosyetik güzel şaşkınlıktan uzun süre kendine gelemedi. Güvenlik kameralarının yakaladığı görüntüler, izleyenleri hayrete düşürdü. Telefonla ulaştığımız genç kız, “Body’i ilk ben almıştım, bu yüzden bırakmak istemedim. Hafifçe çektim. Enerji geliyorum demedi, kendisi bir anda havalandı” dedi. Sosyetik güzelin olayın şokunu atlatmak için İsviçre’ye tatile gittiği bildirildi.

Medyasoft Atılımlarını Sürdürerek 2010 Yılında Yüzde 60 Büyüyecek

Ülker’in de bağlı bulunduğu Yıldız Holding’in Bilişim Grubu şirketlerinden olan Medyasoft, yazılım satışlarından eğitime, yeni distribütörlük anlaşmalarından bilişim sektörünün gidişatı ve KOBİ’lerin yazılım eğilimine kadar birçok konuda 2010 stratejilerini açıkladı.

2009’un Medyasoft için bir atılım yılı olduğunun altını çizen Medyasoft Genel Müdürü Doğu Pabuçcuoğlu, geçen yıla kadar en çok bilinen Adobe distribütörlüklerinin yanına Autodesk, IBM, Norton, Babylon, Trustware  gibi büyük markaları da eklediklerine değinerek; “Yıldız Bilişim Grubu çatısı altındaki diğer markalarda olduğu gibi, 2009 Medyasoft için de büyüme yılı oldu

Belirlediğimiz tüm hedeflere ulaşıp, yılı eğitimde yüzde 100, yazılımda ise yüzde 60 büyüme ile kapattık. Bundaki en büyük etken, şirketler iş süreçleri için olmazsa olmaz haline gelen yazılım yatırımlarını kesmeyip, yıl boyunca donanım satışları azalmasına rağmen, yazılıma yüzde 6 oranında yatırım yaptı. 2010 yılında da bu gelişmeler doğrultusunda büyümemizi yüzde 60 olarak belirledik. Yazılım satışının yanısıra verdiğimiz eğitimler ve yeni distribütörlük anlaşmaları ile bu rakama ulaşacağımızı düşünüyoruz” dedi.

“NE YAZILIM, NE DONANIM ÇÖZÜM ÜRETMELİYİZ!”
Yeni yıla SAP Türkiye distribütörlüğü ile başladıklarını, bu anlaşma ile çalışan sayısının 40’tan 80’e yükseldiğine değinen Pabuçcuoğlu; “Sadece rakamsal değil, çalışan anlamında da yüzde yüzün üzerinde büyüme yakaladık. Bu sayede sadece büyük ölçekli değil; aynı zamanda orta ölçekli işletmelere de hizmet verebileceğiz. Bunu sağlayabilmek için 40 kişilik de SAP danışman ekibi oluşturduk” dedi. Türkiye’de yazılım üretmek yerine çözüm üretmenin daha doğru olacağına da değinen, özellikle kurumsal çözümlerde alınması gereken önemli yolların olduğunu kaydeden Pabuçcuoğlu; “2009'u 35 milyon lira ciroyla kapattık. Kurumsal çözümlerle büyüyerek 2010 yılında 60 milyon, 2011 yılında ise 100 milyon liralık bir şirket olmayı hedefliyoruz. Ekonomik krizin başladığı ilk günlerde bir karar aldık. Kriz var diye bakmadık hiç. Yalnızca her şey normalleşiyor ve biz bu normalleşen pazarın içinde yerimizi genişletmeliyiz dedik. Çünkü bir takım oyuncular dışarı çıkacaktı ve bu çıkan oyuncuların yerini bizim doldurmalıydık. Küçülen pazarda yerimizi büyütmek için yola çıktık ve öyle de oldu” dedi.

KOPYA YAZILIM KULLANIMI EĞİTİMLE BİTER
Türkiye’de distribütörlüğünü yaptıkları tüm yazılımların eğitimlerini vererek kopya kullanımının bir nebze olsun önüne geçtiklerini belirten Doğu Pabuçcuoğlu; “Satışını yaptığımız yazılımlar için düzenlediğimiz eğitimlerle yüzde 100’e yakın bir büyüme yakaladık. Özellikle Autodesk ve Adobe satışlarında önemli bir artış oldu. İstanbul’dan sonra Anadolu’da önemli bir yazılım potansiyeli görüp Adana, Antalya, Gaziantep, Kayseri, Konya’ya giderek hem eğitim verdik hem de kopyalamanın önüne geçebilmek için bilinçlendirme çalışmaları yaptık. Bunun da 2009 yılı boyunca meyvelerini iyi topladık. 2010 yılında da Ege ve Karadeniz’de yapacağımız etkinliklerle hem kopya yazılım kullanımının hem de bilişimde donanım ve yazılım harcamaları arasındaki dengesizliğin önüne geçebileceğimize inanıyoruz. Bu anlamda yetkili eğitim merkez sayımızı 2010’da 12’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki günlerde İstanbul ve İzmir’in ardından, Mart ayında da eğitim iş ortaklarımızla beraber Gaziantep’te de eğitim vereceğiz” açıklamasını yaptı.

MEDYASOFT’TAN İSTİHDAM İMKANLI EĞİTİM FIRSATI
Uzman kadrosu ile hazırladıkları eğitimlerle, sadece yurt içinde değil, yurtdışında da ilgi gördüklerini, İngiltere, Yunanistan, Almanya, İran ve Irak’dan gelen öğrencilerle eğitim turizmi başlattıklarını söyleyen Medyasoft Genel Müdürü Doğu Pabuçcuoğlu; “Şimdiye kadar yurtdışından gelen yaklaşık 200 kişiye eğitim vererek birçok anlamda hem markamızın hem de Türkiye’nin üstünlüğünü gözler önüne serdik. Bu eğitim seferberliğimizi devam ettireceğiz.

Özellikle Şubat ayında başlatacağımız yeni SAP eğitimi ile ülkemiz gençlerine iş fırsatı yaratacağız. Eğitim sonrasında uluslar arası sınavdan başarıyla geçen ve sertifikalı SAP danışmanı olan gençlerimize Medyasoft olarak istihdam yaratacağız” dedi.

NOVELL ÜRÜN YELPAZESİ MEDYASOFT’TA
Büyük ve orta ölçekli kurumların IT ortamlarındaki maliyet, karmaşıklık ve riski azaltmalarına yönelik en iyi çözüm olan Novell’in Türkiye distribütörlüğünü aldıklarını da açıklayan Pabuçcuoğlu; “Yazılım altyapısındaki ve ekosistemdeki iş ortaklıkları ile beraber, kurumların karışık IT ortamlarının entegre bir şekilde kusursuz çalışmasına imkan sağlayan Novell ürünleri sayesinde akıllı iş yükü yönetimi devri başlayacak. Medyasoft olarak Novell ürünlerinin de içinde bulunduğu ürün ve hizmet yelpazemiz ile IT Yöneticilerinin güvenilir danışmanı olacağız” açıklamasını yaptı.

Medyasoft’tan, Actionscript 3.0 Yetkili Eğitim Kılavuzu

ActionScript 3.0 Yetkili Eğitim Kılavuzu ile Flash dosyalarına etkileşim eklemeyi öğrenmek, Timeline’ları ve animasyonları kontrol etmek, olay işleyici fonksiyonlar oluşturmak, verilerin, metinlerin, videoların, seslerin, resimlerin yüklemek ve bu bileşenlere etkileşim uygulanmasını kontrol etmek mümkün.

Adobe Flash CS4 Professional için ActionScript 3.0 Yetkili Eğitim Kılavuzu 14 ders bulunuyor. ActionScript’i öğrenmek için gereken temel konuları kapsayan kılavuz, programı daha üretken bir şekilde kullanmaya imkan sunuyor ve sayısız ipucu ve teknik bilgi içeriyor.

Adobe Flash CS4 Professional için Actionscript 3.0 Yetkili Eğitim Kılavuzu, Adobe Türkiye Distribütörü Medyasoft tarafından tüketiciye sunuluyor.

Medyasoft Kitaplığı’nda 13 kitap bulunuyor…
Adobe Flash CS4 Professional için ActionScript 3.0 Yetkili Eğitim Kılavuzu’na ek olarak, Medyasoft kitaplığında, Adobe Acrobat 9 Yetkili Eğitim Kılavuzu, Adobe Photoshop CS4 Yetkili Eğitim Kılavuzu, Adobe Flash CS4 Professional Yetkili Eğitim Kılavuzu, Adobe Illustrator CS4, Adobe InDesign CS4 Yetkili Eğitim Kılavuzu, Adobe Dreamweaver CS4 Yetkili Eğitim Kılavuzu, Adobe After Effects CS3 Yetkili Eğitim Kılavuzu, Adobe Flash CS3 Yetkili Eğitim Kılavuzu, Adobe InDesign CS3 Yetkili Eğitim Kılavuzu, Adobe Illustrator CS3 Yetkili Eğitim Kılavuzu, Adobe Dreamweaver CS3 Yetkili Eğitim Kılavuzu ve Lotus Notes ve Domino Yönetici Kılavuzu olmak üzere toplam 13 kitap bulunuyor.

Medyasoft kitaplığına ait kılavuzları, D&R, Alkım, Kabalcı, BeyazAdam ve Megavizyon’dan edinilebilirsiniz.  Kitaplar ayrıca kitapyurdu.com ve D&R’ın web sitesinden almak mümkün.

Ülker, çikolata ve şekerleme alanında, Küresel Top 100 listesinde 11. sırada

Ülker çikolata ve şekerleme alanında gösterdiği faaliyetleriyle Candy Industry dergisinin Ocak sayısında yayınlanan ve 2009 verileri baz alınarak oluşturulmuş Küresel Top 100 listesinde 11. sırada yer aldı. Ülker, 2007 yılı listesinde 15, 2008 yılı listesinde ise 12. sırada yer alıyordu.

Ocak sayısında, ayrıca, Godiva’yı altın fırsat olarak ele alan ve kapağına taşıyan Candy Industry dergisi, çikolata ve şekerleme sektöründe dünyada yakından takip edilen yayınlardan biri. Dergi, 9 yıldan bu yana, her yıl Küresel Top 100 listesi yayınlıyor. Liste, tüm dünyada çikolata ve şekerleme sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin ciro, çalışan sayısı ve üretim tesisi sayısı bazında değerlendirilmesiyle hazırlanıyor.

Ülker’in listenin üst sıralarında yer alması ve yerini her geçen yıl daha da güçlendirmesinin temelinde, tüketici beklenti ve ihtiyaçlarını belirleyerek, yenilikçi, güvenilir ve lezzetli ürünleri doğru zamanda tüketicilerin beğenisine sunması yatıyor. Yıldız Holding’in Ar-Ge’ye verdiği önemin bir sonucu olarak, Ülker markası her yıl portföyünü yenilikçi ve farklı ürünlerle geliştirmeye devam ediyor. Ülker markalı ürünlerin tüm ülke çapında geniş bir satış ağıyla en küçük satış noktasında bile bulunabilir olması da bu başarının arkasındaki önemli bir sebep.

Ülker 65. yılını, tüketicisi için yarattığı “Mutlu Anlar”la kutluyor.

Ülker’in 65 yıldır tüketicisi için yarattığı “mutlu anlar”ı konu alan “Ülker’le mutlu anlar” fotoğraf yarışması Ülker’in, “Resmi Hayran Sayfası üzerinde başladı.

Herkesin Ülker’le mutlu bir anı vardır.
Kampanya öncesinde “Ülker” markasının insanlarda neleri çağrıştırdığına dair geniş bir araştırma yaptıklarını kaydeden Yıldız Holding Pazarlama Başkanı Ahad Afridi, “Gördük ki çocuk, genç, yaşlı, çalışan, öğrenci, işadamı, ev kadını gibi hangi yaş ve cinsiyetten olursa olsun, insanların Ülker ürünlerinin en az bir tanesine dair mutlu bir anısı var. Bu “mutlu anlar ve anılar” sohbetlere konu oluyor. İnsanlar, çocukluklarında Ülker Çokomel kağıtlarını nasıl düzeltip defterlerinin arasında biriktirdiklerini ya da meşhur Ülker tüplü Çokokrem’in son damlasını ziyan etmemek için nasıl uğraştıklarını birbirlerine anlatıyor. Yani Ülker, insanları aynı sıcak duyguda, aynı mutlulukta, aynı keyifte, aynı paylaşma duygusunda birleştiriyor. Biz de kampanyamızı bu güçlü marka gerçeğinin üzerine kurguladık” dedi.

Yarışmaya katılım.
Yarışmacılar; Ülker’in www.facebook.com/ulker adresinde yer alan resmi hayran sayfasına Ülker’li mutlu an fotoğraflarını yükleyerek kampanyaya katılabiliyorlar.

Ödüller
Yarışmada en fazla puan alan ilk 4 fotoğraf sahibi katılımcı ve kazanan 4 ayrı fotoğrafa en fazla oy ile destek veren 1.kişilerden oluşan 4 kişi, 1’er adet Sony Fotoğraf Makinası ödülü kazanacak. Ayrıca; Yarışmada en fazla puan alan ilk 4’den sonraki 15 fotoğraf sahibi katılımcı ve kazanan 15 ayrı fotoğrafa en fazla oy ile destek veren 1.kişilerden oluşan 15 kişi, Ülker’den hediye kutusu ödülü kazanacaktır.

Facebook fotoğraf yarışmamız bitmiştir. Yoğun katılımınız için teşekkür ederiz. Kazananları facebook.com/ulker sayfasından öğrenebilirsiniz.




İçim Smartt’tan çocuklara karne hediyesi: Bugs Bunny ile Basket Show

Ülker’in çocuk markası İçim Smartt,  yarıyıl tatilini renklendirmek için Bugs Bunny ve arkadaşlarını yine Türkiye’ye getiriyor. İbrahim Kutluay ve Face Team’in de yer alacağı gösteriyi izleme şansı ise İçim Smartt Kazı-Kazan kartlarında…

İstanbul, İzmir ve Ankara’daki gösterilere bilet kazanmak için yapılması gereken 5 liralık İçim Smartt ürünlerinden satın almak. 30-31 Ocak 2010 tarihlerinde üç şehirde kampanyaya katılan süpermarketlerdeki aktivitede 5 liralık ürün alanlara Kazı-Kazan kartı verilecek. Kart sahipleri kazandıkları hediyeleri anında mağaza içindeki İçim Smartt bankosundan elde edebilecekler.

Her kartta bir hediyenin yer aldığı Kazı-Kazan uygulamasında biletin yanı sıra basket potası, Sevimli Kahramanlar Sticker Seti ve basketbol temalı kalem kutusu hediye olarak bulunuyor. Ayrıca tüm Türkiye’de İçim Smartt paketleri üzerinde mıknatıslı yapboz hediye edilecek.

Bugs Bunny ile Basket Show
Bugs Bunny ile “Basket Show” gösterisi 3 - 7 Şubat 2010 tarihleri arasında  İçim Smartt ana sponsorluğunda Türkiye’de olacak.

İbrahim Kutluay’ın katılacağı gösteride Bugs Bunny ve arkadaşları Tweety, Sylvester, Duffy Duck ve Tazmanya Canavarı küçük hayranları ile buluşacak. Program, Face Team ekibinin inanılmaz akrobatik hareketlerle süslü basketbol gösterileri ile devam edecek. Show boyunca dans gösterilerini, basketbol gösterileri izleyecek.

Gösteriler 3 Şubat Çarşamba günü Ankara Atatürk Spor Salonu’nda, 4 Şubat Perşembe günü İzmir Karşıyaka Spor Salonu’nda ve 6–7 Şubat tarihlerinde İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu’nda da seyirciyle buluşacak.

Gösteri seans bilgileri:
3 Şubat Çarşamba Ankara Atatürk Spor Salonu saat 15.00 ve 19:30
4 Şubat Perşembe İzmir Karşıyaka Spor Salonu saat 19:30
6 Şubat Cumartesi İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu saat  15:00 ve 19:30
7 Şubat Pazar  İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu saat  14:00 ve 18:00


Yıldız Holding’te iki yeni atama

Yıldız Holding bünyesinde yer alan Pazarlama, Strateji ve Perakende Grup Başkanlığı’nda Dijital Medya Direktörlüğü görevine Nevgül Anbarlılar atandı. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olan Nevgül Anbarlılar, Michigan State University Reklamcılık Yönetimi bölümünde yüksek lisans derecesini tamamladı. Anbarlılar, kariyerine, ABD’nde Fed-Ex Corporate Services’da başladı ve sırasıyla Pazarlama Uzmanı ve Pazarlama Müdürü olarak görev aldı. Nevgul Anbarlılar, 2004 yılından bu yana görev aldığı Peppers & Rogers grup şirketlerinden Directcom’da Kıdemli Müşteri Yöneticisi ve ardından Genel Müdürlük görevlerini üstlendi.

Yıldız Holding Kurumsal Finansman ve Sermaye Piyasaları Koordinatörlüğü’ne Sevdil Yıldırım atandı. Ortadoğu Teknik Üniversitesi Yönetim Bilimleri Bölümü’nden mezun olan Sevdil Yıldırım, kariyerine başladığı Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) 11 yıl süreyle görev aldı. Bu dönemde ODTÜ Ekonomi Bölümü’nde, ardından SPK bursu kazanarak gittiği İngiltere London Business School’da Finans alanında yüksek lisansını tamamladı. 1999 yılında çalışmaya başladığı Yapı Kredi Yatırım’da uluslararası sermaye piyasaları, özel portföy yönetimi, kurumsal finans, araştırmadan sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. Kariyerine Turkish Bank Yatırım şirketi ve BGC Partners Türkiye’de devam eden Sevdil Yıldırım, finansal danışmanlık alanında kendi şirketini kurdu ve bir süre serbest danışmanlık hizmeti verdi. Sevdil Yıldırım, son olarak Alternatif Enerji A.Ş.  Finans Direktörü görevini yürütüyordu.

Ahad Afridi’ nin CNBCE röportajı

Cafe Crown Cafe'lerde yeni yılın tadı Çikolata Volkan Kek

Cafe Crown, yeni yılın telaşının başladığı günlerde mönüsünü yeni tatlarla süsledi. Cafe Crown, kış dönemine çikolata fondü, çikolatalı muzlu pasta, bol çikolatalı profiterollü pasta ve Çikolata Volkan gibi yeni tatlarla giriyor.

Yeni yıl heyecanın başladığı bugünlerde Cafe Crown’un önerisi Çikolata Volkan Kek… Krem şanti ve pudra şekeri ile birlikte sunulan bol çikolatalı sıcak kek Çikolata Volkan Kek’in yanında ise spiced chai latte veya damla sakızlı latte öneriliyor. Tarçın ve baharatlı chai şurubuyla hazırlanan spiced chai latte, yoğun ve leziz tadıyla Çikolata Volkanı’na eşlik edecek.

Damla sakızlı latte ise çok sevilen damla sakızının latte ile birleşiminden oluşuyor. Bu ürün ise kış aylarında damağınızda nefis bir Ege tadı bırakmayı vaat ediyor.

Cafe Crown’ın, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Eskişehir, Mersin ve Trabzon’da şubeleri bulunuyor.

Mustafa Saka, MersaSistem'de

Yıldız Bilişim Grubu şirketlerinden MersaSistem, yönetim ekibini Pazarlama Genel Müdürü Mustafa Saka ile güçlendirdi. Son olarak, HP Türkiye’nin Kanal Müdürlüğü görevini yürütmekte olan Mustafa Saka, bilgi teknolojileri (BT) sektöründe 20 yıla yakın deneyime sahip. Bugüne kadar Ülke Genel Müdürü Orhan Korkusuz ve Pazarlama Genel Müdürü Alpay Özbay’dan oluşan yönetim ekibini Mustafa Saka ile güçlendiren MersaSistem, sektörde liderlik hedefi ile büyümesini sürdürecek.
 
Bilişim dünyasının dev markalarının Türkiye distribütörlüğünü yürüten MersaSistem, pazardaki atılımlarını sürdürüyor. Global kriz yılı olmasına rağmen 2009 başından bugüne gerçekleştirdiği yeni distribütörlük anlaşmaları ve atılımlarla; tüketicileri en yeni teknolojiyle buluşturmaya devam ettiren MersaSistem’in Pazarlama Genel Müdürlüğü’ne Mustafa Saka atandı.

Büyümesini Ülke Genel Müdürü Orhan Korkusuz, Pazarlama Genel Müdürleri Alpay Özbay ve Mustafa Saka’dan oluşan güçlü yönetim ekibi ile sürdürecek olan MersaSistem; sektörde liderlik hedefi ile çalışmalarına devam edecek.

İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak Mühendisliği bölümünden mezun olan Mustafa Saka, 1990 yılından beri profesyonel iş yaşamının içinde yer alıyor.  Stratejik planlama, yeni iş geliştirme, fonksiyonlararası yönetim, kanal/büyük müşteri/doğrudan tedarik yönetimi gibi konularda uzman olan Mustafa Saka; 1997 yılından bu yana çalıştığı HP Türkiye’de sırasıyla Dağıtım, KOBİ Satış Müdürlüğü, Kanal Müdürlüğü ve Kurumsal Satış Müdürlüğü görevlerini yürüttü. Saka, katma değerli iş ortaklarının büyümesinde, bilgi teknolojileri çözümlerinin Anadolu’da yaygınlık kazanmasında ve büyük firmaların doğrudan tedarik yöntemine geçmesinde önemli rol üstlendi. Özel yaşamında da aktif olan Mustafa Saka, ülkemizi temsilen 2003 yılında Boston (USA) Maratonu’na katıldı. Bunun yanı sıra, “Çevre için Bisiklet” kampanyası kapsamında İstanbul-Datça arasını bisiklet ile kateden Saka, 2008 yılının Eylül ayında da Kızılay yararına düzenlenen Land-Rover G4 Challenge’a finalist olarak katıldı. 18 Ekim 2009, Avrasya 42km maratonunda, 3 saat 13 dakika ile kendi kategorisinde 8inci olmuştur.

MersaSistem Hakkında:
MersaSistem, Ülker’i de bünyesinde bulunduran Yıldız Holding’in, 2007 yılı sonunda gerçekleştirdiği Bilişim Grubu yapılanmasında, E-Sistem ile Mersa’nın birleştirilmesi ile oluştu. Fotoğraf makinelerinden notebooklara, yazıcılardan tüketici elektroniğine kadar geniş bir ürün portföyü bulunan MersaSistem, bilişim teknolojilerinde markalaşmış, global pazarda önemli bir konuma sahip Intel, IBM, HP, Asus, LG, ECS, Labtec, Logitech, Casio, Engtron, Maxell, IN-WIN, Sparkle, A-Data, Powercolor, Samsung, Kworld ve Eaton gibi teknoloji üreticilerinin Türkiye temsilciliğini yapıyor.

Şirket, önemli sayıda yabancı firmayla çalışırken, yaklaşık 2 binden fazla yerli iş ortağı bilişim firmasına da hizmet veriyor.

Ülker 65. yılını, tüketicisine yaşattığı 'Mutlu Anlar'la kutluyor

Hayatın tam istediğin kıvamda olduğu mutlu bir an
'Yarım'ın 'bir'den büyük olabildiğini anladığın mutlu bir an
Küçük şeylerden büyük keyif alabildiğin mutlu bir a
Çocukluğun hiçbir zaman bitmediğini keşfettiğin mutlu bir an
Bir gülücükle sevgiye doyduğun mutlu bir an
Akşama babanın sana Ülker getirmesini beklediğin mutlu bir an
Aynı sofrada buluşmanın tadına vardığın mutlu bir an
Bir kahkahanın ölümsüz olduğunu anladığın mutlu bir an
Gerçek sevginin burnunun ucunda olduğunu fark ettiğin mutlu bir an
Doğru cevabı bulduğun mutlu bir an
Hayatı içinden geldiği gibi yaşadığın mutlu bir an
Gönlünden geçene bir dokunuşla ulaştığın mutlu bir an
Mutlu Bir An
Kampanya öncesinde Ülker’in insanlarda neleri çağrıştırdığına ilişkin geniş bir araştırma yaptıklarını belirten Yıldız Holding Pazarlama Başkanı Ahad Afridi, “Gördük ki çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek, öğrenci, işadamı gibi hangi yaş ve cinsiyetten olursa olsun insanların, Ülker ürünlerinin en az bir tanesine dair mutlu bir anısı var. Biz de, kampanyamızı bu güçlü marka gerçeğinin üzerine kurguladık” dedi.

Ülker 65. yılını, “Hayatı Güzel Kılan Mutlu Bir An” konseptli reklam kampanyası ile kutluyor. 7’den 70’e herkesin, bir Ülker ürünüyle mutlaka güzel bir anısı olduğu gerçeğinden hareketle oluşturulan reklam kampanyası, televizyon, sinema, yazılı basın, açıkhava ve internet olmak üzere 360 derece iletişimi kapsıyor. Kampanyanın ilk ayağı olan TV reklamları ulusal kanallarda yayınlanmaya başladı. Kampanyanın diğer ayakları olan sinema, yazılı basın, açıkhava ve internet çalışmaları da önümüzdeki günlerde devreye girecek.

Herkesin Ülker’le mutlu bir anı vardır
Kampanya öncesinde “Ülker” markasının insanlarda neleri çağrıştırdığına dair geniş bir araştırma yaptıklarını kaydeden Yıldız Holding Pazarlama Başkanı Ahad Afridi, “Gördük ki çocuk, genç, yaşlı, çalışan, öğrenci, işadamı, ev kadını gibi hangi yaş ve cinsiyetten olursa olsun, insanların Ülker ürünlerinin en az bir tanesine dair mutlu bir anısı var. Bu “mutlu anlar ve anılar” sohbetlere konu oluyor. İnsanlar, çocukluklarında Ülker Çokomel kağıtlarını nasıl düzeltip defterlerinin arasında biriktirdiklerini ya da meşhur Ülker tüplü Çokokrem’in son damlasını ziyan etmemek için nasıl uğraştıklarını birbirlerine anlatıyor. Yani Ülker, insanları aynı sıcak duyguda, aynı mutlulukta, aynı keyifte, aynı paylaşma duygusunda birleştiriyor. Biz de kampanyamızı bu güçlü marka gerçeğinin üzerine kurguladık” dedi.

Kurucumuzun felsefesine sadık kaldık
Reklam konseptininin Ülker’in kurucusu ve Onursal Başkanı Sabri Ülker’in “Herkesin mutlu bir çocukluk geçirmeye hakkı vardır” felsefesiyle de uyuştuğunu kaydeden Afridi, reklamlarda da özellikle bu felsefeyi yansıtmaya özen gösterdiklerini ifade etti. Türkiye’de gelmeden önce Ülker’le ilgili araştırmalar yaptığını, bunun da kendisine markaya dışarıdan bakma fırsatı verdiğini vurgulayan Afridi, şöyle devam etti:

“Gruba katıldıktan sonra da bayilerle, distribütörlerle konuştuğumda, çağrı merkezine gelen mesajları okuduğumda ve insanların Ülker’le ilgili anılarını dinlediğimde gördüm ki, Ülker her zaman yaptıklarıyla örnek olmuş. İşini iyi yapıyor, kaliteden asla ödün vermiyor. Tüketicisinin boğazından geçen her ürünü patron düzeyinde takip ediyor. Çabuk karar alan, hızlı olduğu kadar esnek olmayı da başarabilmiş bir marka. Kendi alanında Türkiye’de pekçok ilki gerçekleştirmiş. Kurulduğu yıllarda bile dünyaya açılma hesapları yapmış ve bu plan doğrultusunda yabancı uzmanlar getirip üretimini geliştirmiş. Az sayıda çeşide sahip olduğu dönemlerde dahi Ar-Ge departmanı kuracak kadar öngörüye sahip insanlar tarafından yönetilmiş. Bu da dünya markası olma yolundaki adımlarını sağlamlaştırmış. Ama her şeyden önce, “müşteri mutluluğu” Ülker’in olmazsa olmazı olmuş.”

Ödüllü yönetmen çekti
Yönetmenliğini “Broken English” filmiyle uluslararası alanda tanınan Yeni Zelandalı Gregor Nicholas, görüntü yönetmenliğini ise Belçikalı Danny Hiele’in yaptığı reklam filminde, Ülker’in “Mutlu Anlar”ını anlatmak için 300 oyuncu rol aldı. Kısa filmleriyle Chicago, Venedik gibi uluslararası film festivallerde ödül alan Gregor Nicholas, anın arkasında yatan duyguyu başarıyla aktardığı ve reklam filmleri izleyici tarafından tekrar tekrar beğeniyle izlendiği için tercih edildi.

Kampanyanın künyesi:
• Televizyon filmleri, iki farklı mekanda geçen ve iki ayrı filmden oluşan bir seri olarak çekildi. Vapurda geçen film, farklı statülerde, farklı hayatları yaşamış, farklı yaşlardaki insanların mutluluk anlarını anlatıyor.

• Üniversite kampüsünde geçen diğer film ise, onlarca yıldır var olan, her yeni neslin hayatına girmeyi başarabilen, değişen, bir sosyal fenomen olarak enerjisini kaybetmeden artan mutlu anları, yani geleceğin projesini anlatıyor.

• Çekimler 5 günde 80 kişilik ekip ve 300 kişilik oyuncu kadrosu ile gerçekleştirildi. Oyuncular bir ay süren hazırlık süreci sonunda seçildi. Vapur filminde yer alan İstanbul görüntüleri için, sürat teknesiyle Boğaz’da bir gün boyunca çekimler yapıldı.

• Vapur filminin çekimleri için İstanbul Şehir Hatları’nda halen kullanılmakta olan bir vapur kiralandı ve çekimler iki günde tamamlandı.

• Kampüs filminin çekimleri İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde iki günde tamamlandı. Filmde yer alan konser sahnesinde, gençlerden oluşan gerçek bir müzik grubu rol aldı.

Reklam


Reklam Filmi

Reklam Filmi

Reklam Filmi

Reklam Filmi

Reklam Filmi


Mutlu Bir An

Ahad Afridi Röportajı

Türkiye Bilişim Pazarının Yıldızı Datateknik

Ülker’in de bağlı olduğu Yıldız Holding Bilişim grubunun amiral gemisi Datateknik, sektörde zirveye tırmanışını emin adımlarla sürdürüyor. Kurumların yanısıra, tüketiciler için sunduğu ürün ve hizmetlerle sektörde önemli başarılara imza atan Datateknik, yıl boyunca kazandığı başarılara bir yenisini daha ekledi.

Kurulduğu 1989 yılından bugüne, 345 çalışanıyla sürekli büyüyerek gücüne güç katan ve sektörde önemli başarılar göstererek yoluna emin adımlarla devam eden Datateknik; üretimini de yaptığı Exper markası ile teknolojiye yön veriyor.

Bilişim hizmetleri, sistem entegrasyonu, yazılım ve danışmanlık, OT/VT mobil çözümler, yayıncılık, görüntü ve ses sistemleri, teknik destek ve dış kaynak kullanım hizmetleriyle sektörde geniş kitlelere hitap eden Datateknik, sektördeki liderliğini Deloitte Türkiye tarafından yapılan araştırmada bir kez daha gözler önüne serdi.

Deloitte tarafından merkezi Türkiye’de bulunan teknoloji şirketlerinin son beş yıllık performanslarının değerlendirildiği Fast50 Türkiye 2009 programında Datateknik büyük bir başarıya daha imza attı. Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen organizasyonun ‘Büyükler Ligi’ olarak adlandırılan ve Big Stars adıyla başlatılan yeni ödül kategorisinde 2008 mali yılı sürecinde gelirleri 50 milyon Euro ve üzeri olan şirketler son beş yıldaki büyüme hızlarından
Ar-Ge yatırımlarına değerlendirdi. Datateknik 259.080.041 Euro net satış geliri ve % 451’lik büyüme oranı ile; ‘Büyükler Ligi’nin üçüncüsü oldu.

Konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada Datateknik'in Türkiye'nin lider bilişim çözümleri sağlayıcısı olma yolunda çalışmalarını hızla sürdürdüğüne değinen Datateknik Genel Müdürü Mehmet Yolcu; “Exper ile PC üretimine başladığımız 1993 yılında Datateknik olarak o dönemde günde 100 PC üretirken, Ar-Ge ve inovasyonumuzla gün başına 500 dizüstü ve 2 bin masaüstü bilgisayara ulaştırdık. Sadece bilgisayar üretiminde değil, bilişim hizmetlerinden sistem entegrasyonuna, yazılım ve danışmanlıktan mobil çözümler ve dış kaynak kullanımına kadar Türkiye'de birçok önemli projelere imza attık. Her geçen gün yatırımlarını sürdüren Datateknik’in, önümüzdeki yıllarda teknoloji alt yapısı ve çalışanları, kaliteli iş gücü ve iş ortaklarıyla sadece bölgesel değil, küresel arenada da önemli başarılara imza atacağına inanıyorum” açıklamasını yaptı.