SüperTarif SüperFresh'ten En Lezzetli Yarışma!

SuperFresh malzemeleriyle yapılan yemeğin hangisi olduğunu tahmin edin, 4 hafta boyunca, hafta içi her gün  kazanan 4 kişiden biri siz olun.

Her gün başka bir lezzet keşfedin! 

Yarışmaya katılmak için tıklayınız.
 

Bizim Mutfak Ketçap Mayonez Ekopaketler Sınırsız Konuşma Kazandırıyor!

Konuşturan İkili kampanyamıza katılanlar, büyük boy ekopaketlerden 3 gün, küçük boy ekopaketlerden 2 gün sabahtan öğlene sınırsız konuşma kazanıyor.

Detaylı Bilgi için tıklayınız

Ülker Napoliten’in Kırmızı Kutusu ile Oyuncağını Kendin Yap

Herkesin çocukluk hatıralarında özel bir yeri olan ‘Çekmeceli çikolata’ Ülker Napoliten, çocukların hayal gücünü ve yaratıcılıklarını geliştirmek amacıyla real,- mağazalarında Ülker Napoliten Çikolata Oyun Aktivitesi düzenliyor.

Ülker Napoliten Çikolata Oyun Aktivitesi, 31 Ocak 2012 tarihine kadar Adana, Konya, Antalya, İzmit ile İstanbul’da Merter, Fulya, Kartal ve Beylikdüzü real,- mağazalarında gerçekleştirilecek. Aktivitede çocuklar Ülker Napoliten’in kırmızı kutusundan kendi oyuncaklarını yapacak. Robot, gemi, helikopter, ev, yel değirmeni, balık ya da kelebek alternatiflerden sadece birkaçı…

Çocuklar kırmızı Napoliten Çikolata kutuları ile oyuncaklarını yaparken hem yaratıcılıklarını geliştirecek hem eğlenceli vakit geçirecek. Herkesin çocukluğunda özel bir yeri olan Ülker Napoliten Çikolata, oyun aktivitesi ile küçüklerin de anılarına girecek.

Oyun aktivitesine katılım için hiçbir şart aranmıyor. Tek yapılması gereken real,- mağazalarındaki aktivite standına gidip kayıt yaptırmak…

Ülker Smartt Yarı Yıl Tatili Eğlencesi Seni Bekliyor!

Yepyeni " The Looney Tunes Show"un sinema gösterimine çift kişilik bilet kazanmak için sayfayı beğen.

Hemen tıkla, biletini kap!

Tüketici “Ülker İçim” dedi

81 ilde 7 bin 488 tüketici ile bilgisayar destekli telefon anketi yapılarak ve özel ekonometrik analiz modeli ile belirlenen, Türkiye Kalite Derneği (KalDer) ve uluslararası araştırma kuruluşu KA Araştırma ortak girişimi ile yürütülen TMME endeksi sonuçlarında tüketici Ülker İçim’i tek başına birinci sıraya taşıdı.

Yıldız Holding Gıda ve İçecek Grubu Başkanı Mehmet Tütüncü tüketicinin Ülker İçim’e duyduğu güvene her zaman layık olmaya çalıştıklarını ve bu sonuçtan büyük memnuniyet  duyduklarını ifade etti.

Ülker İçim’in sektörün en genç markalarından biri olduğunu dile getiren Tütüncü, 1996 yılından beri, tüketiciyi dinleyerek ve ihtiyaçlarını gözeterek çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.

Ülker olarak süt tüketiminin artırılmasına yönelik çalışmalara her zaman önem verdiklerini vurgulayan Tütüncü, Türkiye’deki ilk meyveli ve çikolatalı  süt üreticilerinden biri olarak çocuklara sütü sevdirmeye çalıştıklarını, Ülker Smartt markasıyla çocuklar için taze peynir ve süt ürünleri geliştirdiklerini söyledi.

 Süt ve sütlü ürünlerde Ülker’in;  İçim, Dolcia ve Smartt markalarıyla sütten yoğurda, ayrandan kefire, taze peynirden hazır pudinge pek çok ürünle tüketiciyle buluştuğunu  hatırlatan Tütüncü,
“Ürünlerimizi üreten Ak Gıda, Pamukova, Lüleburgaz, Karaman ve yakında devreye girecek olan Kahramanmaraş üretim tesisleri ile 3500 ton/gün süt işleme kapasitesi, 55 milyon dolarlık ihracatı, 1500 kişilik istihdamı ile ekonomimize de değer katmaktadır. Ak Gıda Türkiye’de sütçülüğün gelişimini desteklemeye devam etmektedir ” dedi.

Ülker’in 21 ülkeye süt ve sütlü ürünler ihracatı yaptığını belirten Tütüncü, ihracatta  labne başta olmak üzere krema, puding ve ayranın ön plana çıktığını,  ihracatta da müşteri memnuniyetini önemsediklerini,  ürün çeşitliliğini geliştirerek ihracatlarını her yıl artırdıklarını söyledi.  

Ülker’le Euroleague’de Mutlu Anlar…

Ülker’in 2010 – 2011 sezonu play-off final serisi maçlarında düzenlediği ‘3 sayı yarışmaları’nda en iyi performansı sergileyen 5 taraftar, Bennet Cantu maçını seyretmek ve Fenerbahçe Ülker’e destek vermek üzere İtalya’ya gitti. Ülker’in misafiri olarak oyuncularla aynı uçakta seyahat eden ve  Milano’yu gezen basketbolseverler, Fenerbahçe Ülker’in büyük önem taşıyan ve kazanarak grubunu lider tamamlama başarısını gösterdiği Bennet Cantu maçını da yerinde izledi.

İtalya’da takıma destek vermekten büyük mutluluk duyduklarını söyleyen taraftarlar, basketbolcularla bol bol fotoğraf çektirme şansını da yakaladı.

1400. Yılında Kuran-ı Kerim

Kur’an-ı Kerim’in indirilişinin 1400. yılında gerçekleştirilen sergi, dünyanın sayılı koleksiyonları arasında yer alan ve pek çok örneği yayınlanmamış Kur’an-ı Kerim’ler cüzlerden oluşuyordu. Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin yıllık ziyaretçi sayısını 3 ayda yakalama başarısına erişen sergide yer alan eserler Yıldız Holding’in desteği ile restorasyon ve konservasyon çalışmaları yapılarak kültür sanat dünyasına kazandırıldı.
Yaklaşık 250 eserin görülebildiği sergide Hz. Osman ve Hz. Ali’ye atfedilen Mushaflar, Kur’an’ın ilk el yazmaları arasında gösterilen Şam Evrakları, Osmanlı Padişahlarına ait Kur’an-ı Kerimler ile kûfi ve hat sanatının en güzel örnekleri yer aldı.

2011 Marka Ödülü Ülker'in

Ödül töreninde konuşan Ülker’in yeni kuşak temsilcisi Ali Ülker: “Bir zamanlar  ‘Unutma, akşama Ülker getir’ diye seslendiğim dedem Sabri Ülker’e bu akşam bu ödülü götüreceğim ve  ‘Dedeciğim, unutmadım, bak bu defa ben de sana bir hediye getirdim’ diyeceğim.”

Yürekli Danışmanlık tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen Marka Konferansı’nda yılın Marka Ödülü Ülker’e verildi. Uluslararası başarılara imza atmış, kendi alanlarında birer marka olan kişi ve kurumlara verilen Marka Ödülü’nü Ülker’in yeni kuşak temsilcisi Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker aldı. 67 yıllık yolculuğunda gıda alanında pek çok ilke imza atan, pek çok markaya ilham veren Ülker, bünyesinden kendisi kadar güçlü markaların doğmasına da vesile oldu.

Ödül Töreni’nde konuşan Ali Ülker, “Bu ödülü Ülker adına,  markamızı bugünlere taşıyan gelmiş geçmiş tüm çalışanlarımız, milyonlarca müşterimiz ve en önemlisi Ülker’i yaratan ve bugünlere getiren dedem Sabri Ülker adına alıyorum. Bir zamanlar  ‘Unutma, akşama Ülker getir’ diye seslendiğim dedeme bu akşam bu ödülü götüreceğim ve  ‘Dedeciğim, unutmadım, bak bu defa ben de sana bir hediye getirdim’ diyeceğim” şeklinde konuştu.

Dedemin izinden yürüyoruz
Dedesi Sabri Ülker’in çok zor bir çocukluk geçirdiğini ve bu nedenle ‘herkesin mutlu bir çocukluk’ geçirmesinin önemini bizzat deneyimleyerek gördüğünü anlatan Ali Ülker, Ülker markasının da bu inançla inşa edildiğini vurguladı. Ülker’in kuşaklar boyu sevilen bir marka olmasının sırrının da buradan geldiğine dikkat çeken Ülker, “Onun bu sözü sayesinde Ülker’in çocuklarla kurduğu sıkı dostluk halen devam ediyor ve edecek. Dedemden bize sadece Ülker markası değil, bu önemli kıymetli söz de geçti. Biz de onun izinden yürüyoruz” dedi.

Aileden biri olmak güzel
Ülker’in zaman içinde değiştiğini ama çocuklarla olan ilişkisinin geçen bu zaman içinde daha da zenginleştiğini hatırlatan Ali Ülker,  onları sadece mutlu etmekle yetinmediklerini, hayatlarını zenginleştirecek projelere de imza attıklarını kaydetti. Ülker’le çocuklukta tanışanların markayla sarsılmaz bir bağ kurduğuna işaret eden Ali Ülker, şöyle devam etti:
“Yetişkinler,  Ülker dendiğinde lezzet, sağlık, kalite gibi fonksiyonel tanımlamalarla yetinmiyor. Ülker’i “love mark” olarak tanımlıyorlar. Mutlu anlar, samimiyet, yakınlık, aileden biri gibi kelimelerle anlamlandırıyorlar. Bugün artık Ülker, 1944 yılından bu yana çocukların, kadınların, erkeklerin, velhasıl 7’den 70’e herkesin hayatında ‘mutlu anlar’la iz bırakan markanın adı. Benim içinse, takdir edersiniz ki çok daha fazlası. Bugün çocukların rüyalarını gerçekleştiren bir dedenin torunu olmanın gururunu yaşıyorum.

Ülker’in marka tarihi
  • 1944: Ülker markalı ilk ürün olan pötibör bisküvi üretildi. İlk ürün olan pötibör hala tüketicinin en sevdiği ürünlerden.

  • 1950’li yıllar: Ülker o yıllarda genç bir marka olarak, Lüks, İdeal, Haylayf, Arı ve Besler gibi köklü markalarla rekabete girişti.

  • Yine aynı dönemde Ülker’in Anadolu’daki esnafın ayağına nakliye farkı almadan ürün götürmesi bu rekabette onu bir hayli öne geçirdi. Ülker artık sadece İstanbul’da değil, Türkiye’de tanınır oldu.

  • 1960’lı yıllar: Dağıtım stratejisiyle bir adım öne geçen Ülker, tüketicisinin hafızasında bilinmez bir iz bırakmak için radyo reklamlarına başladı. Ülker markası için hala unutulmayan çok kıymetli bir slogan gazete ve radyo reklamlarında kullanılmaya başlandı: “Ülkersiz çay saati düşünülemez”. Bu mesaj markayı güçlendirdi. Ülker stratejik bir kararla radyo reklamlarını, herkesin radyo başında olduğu akşamki ajans haberlerinin arkasından yayınlamayı tercih etti. Böylece çok daha geniş kitlelere adını duyurmayı başardı.

  • 1970’li yıllar: Artık televizyonun evlere girmeye başlamasıyla Ülker reklamları TV’de de dönmeye başladı. Ve Ünlü “Akşama babacığım unutma Ülker getir” cıngılı TV reklamlarında sıkça kullanılarak fenomen haline geldi.

  • Aynı yıllarda çikolata üretimine başlayan Ülker, uygun fiyatlandırma politikası ile pazardaki “çikolata pahalı bir üründür” algısını alt üst etti. Ambalaj üzerine fiyat yazılması, enflasyonist döneme rağmen bu fiyata sadık kalınması çikolatayı herkes tarafından tüketilebilir bir ürün haline getirdi.

  • 70’ler aynı zamanda Ülker’in ürün yelpazesini genişlettiği, tüketiciyi yeni yeni markalarla tanıştırdığı dönem oldu. Bugün her biri efsane haline gelen Çokonat, Ülker Çokoprens, Çokomel, Dido, Ülker Çikolatalı Gofret, Halley, Ülker’in kanatları altında büyüyüp serpilen ve kendi kimliklerini oluşturan markalar oldu.

  • 1980’ler: 70’llerin sonu, 80’lerin başında selefon ambalaj teknolojisine yapılan yatırım marka için önemli bir dönemeç oldu. Ülker markalı ürünler, modern ambalaj tekniği ile pazarda atağa kalktı.

  • 1990’lar: Ülker, çikolata ve bisküvi dışında kek, yağ, süt gibi farklı kategorilerdeki markalara da ev sahipliği yapmaya başladı. Ve yurtdışındaki pazarlama yatırımları ile bölgesinde de önemli bir tüketici markası olmaya başladı.

  • 2000’li yıllar: Bugün Ülker, gıda alanında dünyanın en güçlü markalarının ortak olarak tercih ettiği, bölgesinde hem ana markasıyla hem de kendi bünyesinden doğan markalarıyla farklı pazar lideri olan, global olma yolunda emin adımlarla yürüyen bir marka olarak yolculuğuna devam ediyor.
  • HERKESiçinFUTBOL Fotoğraf Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu

    Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve Ülker tarafından düzenlenen HERKESiçinFUTBOL fotoğraf yarışmasında dereceye giren eserlerin sahipleri ödüllerini aldı. TFF’nin İstinye Binası’nda gerçekleştirilen törende, kazananlara ödüllerini TFF Futbol Gelişim Direktörü Tolunay Kafkas ve Yıldız Holding Kurumsal İletişim Marka İletişim Direktörü Mehmet Uçan takdim etti.

    Ödül töreninde konuşan Tolunay Kafkas, “Futbolu kitlelere yayma politikası ile lisanlı futbolcu sayımızı her geçen gün artırırken, futbolun güzelliklerini ve herkes için olduğunu vurgulamak da istiyoruz. Bu sene Ülker’in desteği ile kapsamını genişlettiğimiz fotoğraf yarışmasına olan katılım ve eserlerin kalitesi bizi çok mutlu etti. Halkımızın yarışmaya ve futbolun güzelliklerine olan ilgisi bizi gelecek için umutlandırıyor.” dedi.

    Yıldız Holding Kurumsal İletişim Marka İletişim Direktörü Mehmet Uçan da Ülker’in yıllardır sporun içinde yer alan bir marka olduğuna vurgu yaparak, “Türkiye Futbol Federasyonu’nun önderliğinde HERKESiçinFUTBOL (HİF) projesi kapsamında 5 yıldır gerçekleştirdiğimiz Futbol Köyleri, Futbol Şenlikleri ve HİF Merkezleri ile çocukların hayatına sporu sokmayı hedefliyoruz. Düzenlenen bu fotoğraf yarışması, hedefimize ulaşmamıza destek olurken, futbolun güzelliğinin bir kez daha ortaya çıkmasını sağladı” dedi.    

    Türkiye Fotoğraf Sanatçıları Federasyonu gözetiminde, basın ve amatör olmak üzere iki kategoride düzenlenen yarışmanın basın kategorisinde Milliyet Gazetesi’nden Ercan Arslan’ın "Kızlar” adlı fotoğrafı birinciliğe layık görülürken, yine Ercan Arslan’ın "Çadır Kent” adlı eseri ikinci, Doğan Haber Ajansı’ndan İbrahim Laleli’nin “Sokakta Futbol" adlı eseri üçüncü oldu. Amatörler kategorisinde ise Murat Ersin Yılık’ın "Top" adlı eseri birinci oldu. Ahmet Fatih Sönmez’in "Afiş" isimli fotoğrafı ikinciliğe layık görülürken, Ercan Enterli’nin "Gün Batımında Futbol" adlı eseri üçüncü oldu.

    “Hat Sanatının Şaheserleri Hilye-i Şerîfeler”, Yıldız Holding sponsorluğunda sergilendi

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın, açılışını katılımlarıyla onurlandırdığı sergi, Hz.Muhammed’in kutsal vasıflarını anlatan manzum veya nesir türündeki metinlerin, hat sanatının inceliği ile işlenmesinden oluşan birbirinden değerli hilyelerden oluştu. Prof.Dr.Faruk Taşkale’nin küratörlüğünde gerçekleşen sergi, Antik A.Ş. tarafından düzenlendi.



    Yıldız Holding’in ülkenin kültürel ve sanat gündemini zenginleştireceğine inanarak desteklediği “Hat Sanatının En Nadide Eserleri: Hilye-i Şerifeler” Sergisi; hilyenin klasik grafik tasarımının yaratıcısı Hafız Osman ile Kazasker Mustafa İzzet, Mahmud Celaleddin ve eşi Esma İbret gibi hat sanatına yön vermiş birçok sanatçının eserlerine ev sahipliği yaptı.

    Aslen Hz.Muhammed’i görenlerin, onu göremeyenlere anlatımı olarak nitelenen hilyeler; Hz.Muhammed’in vefatından sonra onun nasıl biri olduğunu öğrenmek ve onu tanımak isteyenlerin çoğalması, onu tanıyanların, ona yetişenlerin bildiklerini anlatmasıyla oluşmuştur.

    Hilye metinlerinin büyük bir kısmı Hz.Ali’den rivayet edilen metinlerdir, ancak başka rivayetler de bulunur. Hz.Ali’nin rivayeti olan metnin tercümesi şöyledir: “Peygamberimizin boyu ne çok kısa, ne de çok uzundu, orta boyluydu. Ne kıvırcık kısa ne düz uzun saçlıydı; saçı, kıvırcıkla düz arasında idi. Yuvarlak yüzlü, duru beyaz tenli, iri ve siyah gözlü, uzun kirpikliydi. İri kemikli ve geniş omuzluydu. Göğsü, ortadan karnına kadar kılsızdı. İki avucu ve tabanları dolgundu. Yürüdüğü zaman, sanki yokuş aşağı iner gibi rahatlıkla ilerlerdi. Sağına ve soluna baktığında bütün vücuduyla dönerdi. İki omuzu arasında "nübüvvet mührü" vardı. Bu onun son peygamber oluşunun nişanesi idi. O, insanların en cömert gönüllüsü, en doğru sözlüsü, en yumuşak huylusu, en arkadaş canlısıydı. Kendilerini ansızın görenler, heybeti karşısında sarsılırlar, fakat üstün vasıflarını bilerek sohbetinde bulunanlar ise, O’nu her şeyden çok severlerdi.” 

    Hem yazan ve tezhipleyenler, hem de sanatseverler tarafından hilyeye duyulan yoğun ilgi; eserlerin Hz.Muhammed’in özelliklerini anlatıyor olmasından ve insanın ruhunu doyuran özel tasarımlarından kaynaklanır. Bulunduğu yeri kötülüklerden koruduğuna, o yere huzur ve bereket getirdiğine dair duyulan inanç nedeniyle de hilyeye ayrı bir önem gösterilir.



    Bi Biskrem Etkisi

    Bu kez bi Biskrem etkisi davet ettiğin arkadaşlarınla büyüyor, onların arkadaşlarıyla daha da büyüyor, belki de hiç tanımadığın insanlara ulaşıp birbirinden harika hediyeler kazandırıyor. Etki alanın ne kadar genişlerse hediye kazanma şansın da o kadar artıyor.

    Ayrıca Biskrem'in etki alanına giren herkez 8 hafta sonunda çekilişle MacBook, iPad2 ve iPhone4 kazanma şansı yakalıyor!

    https://apps.facebook.com/bi-biskrem_etkisi/

    HERKESiçinFUTBOL Fotoğraf Yarışması’nda kazananlar belli oldu

    Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve Ülker tarafından düzenlenen HERKESiçinFUTBOL yarışmasında kazananlar belli oldu. Futboldaki mutlu anları yansıtmayı amaçlayan fotoğraf yarışması, Türkiye Fotoğraf Sanatçıları Federasyonu gözetiminde, basın ve amatör olmak üzere iki kategoride gerçekleştirildi.  

    Toplamda 667 kişinin 1407 eserle başvurduğu fotoğraf yarışmasında dereceye giren eserler,  fotoğraf sanatçıları, TFF ve Ülker yetkililerinden oluşan bir jüri tarafından değerlendirildi. 

    Basın kategorisinde Milliyet Gazetesi’nden Ercan Arslan’ın "Kızlar” adlı fotoğrafı birinciliğe layık görülürken, yine Ercan Arslan’ın  "Çadır Kent” adlı eseri ikinci, Doğan Haber Ajansı’ndan İbrahim Laleli’nin “Sokakta Futbol" adlı eseri üçüncü oldu. Amatörler kategorisinde ise Murat Ersin Yılık’ın "Top" adlı eseri birinci oldu. Ahmet Fatih Sönmez’in "Afiş" isimli fotoğrafı ikinciliğe layık görülürken, Ercan Enterli’nin "Gün Batımında Futbol" adlı eseri üçüncü oldu. 

    Yarışmada ayrıca her iki kategoriden 10’ar fotoğraf sergilenmek üzere seçildi. Dereceye giren fotoğrafçılar ödüllerini TFF İstinye Binası’nda yapılacak törenle alacak.

    Yarışmanın jürisinde İFSAK Onur Üyesi Sabit Kalfagil, fotoğraf sanatçıları Ali İhsan Gökçen ve Oktay Çolak’ın sıra Ülker Fotoğraf Kulübü Başkanı Erkan Dündar, Yıldız Holding Kurumsal İletişim’den Nuray Vurgun ve TFF Fotoğraf Editörü Haydar Tanışan yer aldı.

    Ülker Metro Enerji Testi Üniversite Turu Trabzon’da başladı

    Ülker Metro, dünyada insan enerjisi ile elektrik üreterek reklam filmi çeken ilk marka olma iddiasını bir adım öteye taşıyor ve üniversiteli gençleri bisikletle enerji üretmeye davet ediyor. Metro Enerji Testi, Türkiye’de 10 üniversitede 50 bin öğrencinin bisikletle enerji üretmesini sağlayacak. Metro Enerji Testi, ilk olarak Trabzon’da Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde öğrenciler ile buluştu. Öğrenciler, 25 Kasım 2011 Cuma tarihine kadar Yabancı Dil Eğitim Merkezi Şenlik Alanı’nda kurulu Metro standında bisiklet ile enerji üretebilecek.

    Öğrencilerin bisikletlerde Metro yiyerek ve pedal çevirerek ürettikleri enerjiyle, geliştirilen özel sistem sayesinde ısıtılan su ile öğrencilere çay ve kahve ikramı yapılıyor. Ayrıca gençler belli miktarda enerji üretmeyi başardıklarında, Turkcell’den T20 cep telefonu ve 20 TL’lik konuşma kartı kazanma şansı da yakalayacak.

    Öğrenciler ürettikleri enerji ile bir sosyal sorumluluk projesine de katkıda bulunacak. Türkiye’nin doğusundan seçilecek 5 okulun basketbol sahası, üniversite öğrencilerinin katkılarıyla yapılacak.

    Metro enerjisini 50 bin kişinin deneyimleyeceği bu projenin ilerleyen günlerdeki rotası şöyle olacak:

    Eskişehir Anadolu Üniversitesi 28 Kasım – 2 Aralık
    Süleyman Demirel Üniversitesi 5-9 Aralık
    Konya Selçuk Üniversitesi 12-16 Aralık
    Çukurova Üniversitesi 19-23 Aralık
    Akdeniz Üniversitesi 26 – 30 Aralık
    Ege Üniversitesi 2-6 Ocak
    Dokuz Eylül Üniversitesi 9-13 Ocak
    Marmara Üniversitesi 6-10 Şubat
    İstanbul Teknik Üniversitesi 13 – 17 Şubat

    Godiva'nın Kurucusu Belçikalı Pierre Draps İle Son Sahibi Murat Ülker Buluştu .

    Godiva için "çikolatanın aristokratı" demek yanlış olmaz. Her Godiva mağazasında müşteriye sanki lüks bir mücevherciye girmişçesine hizmet verilir. Aldığınız çikolatalar, Godiva'nın klasikleşen dore rengi kutularına (Gold ballotins) konulur, altın sarısı bir kurdele ile bağlanır ve yine aynı renkte karton bir poşette size teslim edilir. Elinizde taşıdığınız o şık karton kutu çikolatadan çok daha önemli birşeydir aslında. Louis Vuitton, Hermes ya da De Beers'tan yaptığınız alışverişten farksızdır. Godiva'yı 1926'larda babası ve kardeşleriyle kuran ve onu sadece çikolata olmaktan çıkarıp, dünyaca üne sahip bir arzu nesnesine dönüştüren kişiyi tanımak için Kuzey italya'ya, İsviçre sınırına bir yolculuk yapmam gerekti. Karşıma 92 yaşında Pierre Draps adlı tatlı bir Belçikalı beyefendi çıktı. Bu gezi, Godiva'yı 4 yıldır başarıyla yöneten Türk sahibi Murat Ülker ile şirketi kuran kişinin ilk kez tanışmaları açısından da önemliydi.

    Ascona'da yaşıyor
    Pierre Draps'la, yılboyu hiç ayrılmadığı Alp Dağları'nın eteklerindeki Maggiore Gölü kyısındaki Ascona'da biraraya geldik.

    Buraya Milano'dan sonra sırasıyla Como, Lugano gölleri geçilerek ulaşılıyor. Nasıl bir tabiat cenneti olduğunu anlatmama gerek yok. Pierre, cam mavisi gözlerinden saçılan sevinç pırıltısıyla karşılıyor Murat Ülker'i. İkinci karısı Ingrid de kocası Pierre'in adeta sağ kolu. Kendileri için o günün şerefine hazırlanan özel Godiva çikolatalarını tek tek tadıp, lezzetlerini değerlendirirken diğer yandan da Godiva'nın hikayesini anlatıyorlar. . .

    Şirketini 1966'da satmış
    Pierre, Godiva'yı 1966'da Amerikan Campbell Şirketi'ne satmış. Kendisi bir süre daha Campbell şirketine danışmanlık hizmeti vermiş. Campbell başarılı olmuş ve Godiva'yı Amerika'dan Uzakdoğu'ya birçok yeni uluslararası pazarla tanıştırmış. "Pişman oldunuz mu şirketi sattığınıza?" diye soruyorum Mösyö Draps'a. . . "itiraf etmeliyim ki, ailenin elinden çıkınca hayal kırıklığı yaşadım. Tam pişmanlık denemez. Burukluk" diye cevaplıyor.

    Ülker'in 2007 yılı sonunda Nestle, Starbucks, Mars gibi rakiplerini sollayarak 850 milyon dolara Godiva'yı alması karşısında ise "Şaşırdığımı söylemeliyim" deyip devam ediyor:

    "Ama görüyorum ki emin ellerde. . . " Murat Ülker'le sohbetten ve gördüğü alakadan o kadar mutlu ki, bu küçük dev adam ayrılırken Murat Bey'e (Ülker) sımsıkı sarılıp "Seni gerçekten çok sevdim" demeyi ihmal etmiyor.

    O yaşta o kadar çikolata yemesi dikkatimi çektiği için Draps'a soruyorum "Mösyö, sağlığınıza zararlı değil mi?. . "Hayır bilakis bana hayat veriyor" cevabı alıyorum. Draps'ın çikolata yapma heyecanı hâlâ bitmemiş, Murat Ülker'e her fırsatta "İstenirse göreve hazırım, siz çağırın yeter" diyerek çalışma azmini gösteriyor.

    Rüzgar Gibi Geçti'nin galası için çikolata bile hazırladı
    PİERRE Draps, 1926'da babasının kurduğu Brüksel'deki çikolata atölyesinde 4 kardeşiyle çalışarak işe başlamış. Aile, çevredeki dükkanlara çikolata yapıp satıyormuş. Babalarının ölümünden sonra kardeşler 1937 yılında işin şeklini değiştirmişler. Yeni tatlar, kreatif şekiller ve pazarlama yöntemleriyle rakiplerini geride bırakmışlar. Öyle ki, 1939 yılında Hollywood'un efsane filmi Rüzgar Gibi Geçti'nin Galası için Godiva'dan özel çikolata siparişi verilmiş. Draps Kardeşler film için üzeri sonbahar yaprağı desenli bir çikolata geliştirmiş. "Autant" adlı bu çikolata o kadar tutulmuş ki, bugün bile Godiva'nın klasik lezzetleri arasında. Araya İkinci Dünya Savaşı girince, mecburen işler durmuş. 1945'te ilk dükkanlarını Brüksel'in ünlü meydanı Grand Place'ta açmışlar. Çikolataların ünü kısa sürede Belçika'dan Fransa'ya yayılmış. Godiva, Batı Avrupa'da asaletin simgesi olmuş. 1958'de Belçika Kral ve Kraliçesi'nin evlilik törenleri için sipariş almışlar ve yarattıkları "Fabiola" nikah çikolatası yine literatüre girmiş. Pierre Draps, kardeşleriyle kurduğu ekibin beyni. Çikolataları hazırlayan şef aşçı. En kreatifleri. . . Yeni çikolata tatları, çeşitleri ve şekilleri yaratan kişi. Çok önce kaybettiği kardeşi Joseph ise Godiva'nın pazarlama dehasıymış. Paketleme ve kutu dizaynlarını hep o geliştirmiş.

    Nişantaşı'ndaki standlar öyle beğenildi ki, dünyaya yayıldı
    TÜRK şirketi Godiva bugün 77 ülkeye yayılmış, 450 butik mağazası ve 10 bine yakın satış noktasıyla hizmet veriyor. Sadece Japonya'da 200'ü aşkın noktada Godiva satılıyor. Ülker Grubu'nda görüştüğüm herkes satın alınışının üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen Godiva heyecanını hâlâ taşıyor. Bunu görmek memnuniyet verici. Grupta sürekli, "Daha iyi ne yapabiliriz?" arayışı hakim ki, bu sinerjinin en baştan, Murat Ülker'den yayıldığını söylesek abartmış olmayız. Mesela Codiva'nın New York'taki yönetim kuruluna daha önce Burberrys'inCEO'suolan ve dünyanın güçlü iş kadını seçilen Rose Marie Bravo'yu bulup atamış Murat Ülker. Başka bir örnekle devam edeyim. Kendisiyle buluşmamızın ertesi günü, Fildişi Sahilleri'ne günü birlik gitmeye hazırlanıyordu Murat Bey. Oradaki kakao ağaçlarından ithal edecekleri kakao tohumlarını yerinde görmek için. . .

    Çin'e 20 mağaza
    Kakao ağacının gövdesinde yetişen meyvelerin özenle çektiği onlarca fotoğrafını iPhone'undan gösterirken, bitkinin en ince ayrıntısına kadar anlatabiliyor. 2008'de 500 milyon dolarlık cirosu olan Godiva, Ülker'in elinde ekonomik kriz döneminde bile büyümüş. Bugün yılda 650 milyon dolarlık bir ciroya ulaşmış. Kazancı yüzde 30 artmış. Çin'e gidilmesine herkes karşı çıkarken 2009'da Murat Ülker'in öngörüsüyle o piyasayada da girmiş Godiva. Ve kısa zamanda Çin'de 17'nci mağazaya ulaşılmış. Bu yılın sonunda Godiva mağazası sayısı Çin'de 20'ye çıkacak. En çok kazanan mağazaların başında ise Hong Kong geliyor.

    Godiva'nın Uluslararası Yöneticisi Mısır asıllı Muhammed Elsarsky, bu ay Londra Harrods mağazasında 2 bin metrekareyi aşkın bir Godiva Cafe açmaya hazırlandıklarını belirterek şöyle diyor: "İstanbul Nişantaşı'nda açtığımız mağazada yer alan art-nouveau tarzı, beyaz mermer ve cam vitrinli standımız o kadar beğenildi ki birçok noktaya o standların aynısını kurmaya başladık. Örneğin Heathrow Havaalanı 5'inci Terminali'ne, New York 5. Avenue'daki mağazamıza ve Harrods'a tabii ki. ..

    Çikolata cennetinde gündemden çalınmış bir gün

    İtalya-İsviçre sınırına yakın, Maggiore gölünün kıyısındaki küçük Ascona kasabasının dünyaca ünlü Eden Roc otelinde gerçekleşen buluşma, başkalarını bilmem ama benim için tadına doyum olmaz bir tecrübeye dönüştü.

    Pierre Draps'ın babası Pierre Draps, 1920'lerde Belçika'da Brüksel'de bir çikolatacıda çikolata şefi olarak çalışmaktayken nahoş olaylar sonucu işinden ayrılır. Ayrılırken de 20 bin frank gibi bir tazminat alır.

    Dört çocuğu olan Pierre, kendi evinde bir çikolata imalathanesi açarak 1926'da butik çikolatacılığa başlar ama kısa bir süre sonra hayatını kaybeder.

    Onun işini dört çocuğundan 14 yaşındaki oğlu Joseph Draps devralır. Ama o işin 'iş' kısmıyla ilgiliyken Pierre bir çikolata sanatçısıdır, çikolataları o üretir, yeni lezzetleri o bulur.

    Godiva ismini Joseph'in ilk karısı önerir, çünkü o da tarihteki efsanevi Lady Godiva gibi uzun ve güzel saçlı bir kadındır, yakınları ona 'Godi' adını takmıştır. Pierre ise hepimizin artık bildiği lezzetleri üretmekte, şirketin ana motoru olarak devam etmektedir.

    Sonra başlar Godiva'nın serüveni. Bugün 92 yaşında olan Pierre'in ağabeyi Joseph'in ölümünün ardından hep işinin başındadır, şirketini büyütür, Belçika dışına taşır. Fakat sonunda şirketi Amerikalı meşhur gıda devi Campbell'a satar.

    Ama satmasına rağmen Godiva için çikolata yaratmaya, ürünleri denetlemeye devam eder. Taa ki vücudu artık ona ihanet edene ve onu emekliliğe zorlayana kadar.

    2008'de Campbell, Godiva'yı Ülker Grubu'nun sahibi Yıldız Holding'e satınca Joseph başta irkilir, şüphe duyar. Ama sonra Yıldız Holding'in de bir aile şirketi olduğunu öğrenince rahatlar.

    Pazartesi günü, Ascona'da, Eden Roc otelinin göle bakan rıhtımında çok güzel bir kış güneşi altında efsanevi Pierre Draps'la birlikte, Godiva'nın bugünkü 'baş çikolatacısı' Thicrry Murct'in sırf o gün için hazırladığı yep yeni tadları görmek inanılmaz bir şeydi.

     Pierre Draps 92 yaşındaydı ama hâlâ çikolatayı nasıl tadacağını ve tadtığı çikolatayı nasıl eleştireceğini biliyordu. Ve bu sanat ı yerinde, anında izlemek, dünyanın dört bir yanında insanların çikolata damağını biçimlendirmiş, bugüne kadar belki milyarlarca insanı mutlu etmiş tadları yaratmış bir kişinin kendisinin yeni tadlar alması, o tadlar hakkında konuşması, bazıları için 'Dâhiyane, çok güzel' demesi, bazılarını ise eleştirmesi anlatılabilir bir deneyim değildi açıkçası.

    Günü özetleyen sözü bu tecrübeyi birlikte yaşadığım gazetecilerden, Sabah Gazetesi Başyazarı Mehmet Barlas söyledi: 'Bir günlüğüne olsun Türkiye'nin iç karartıcı, acılı ve ölümlü gündeminden çikolatanın masal dünyasına kaçabilmek ne büyük bir şans.' Gerçekten de büyük bir şanstı.
     

    Thierry Muret'nin lezzetleri
    23 yılı aşkın süredir Godiva'da çikolata şefi olarak çalışıyor bu sevimli Belçikalı. Son 6 yıldır kurumun 'baş çikolatacı'sı. Yani, herhangi bir yerden bir tane Godiva alırsanız bilin ki o paketten çıkan çikolatayı yaratan adam bu.

    Joseph Draps gibi çikolatacılığın yaşayan bir efsanesine çikolata sunumu yapacağı için çok heyecanlıydı. İnanılmaz bir koleksiyon hazırlamıştı. İspanyol  kan portakallı, Saygon tarçınlı, bal kabaklı, biralı, kirchli, keçi peyniri ve ballı, ananas ve tarçınlı çikolatalar…

    Thierry Türkiye'ye de gelmiş,  buradan da lezzetler almış. Ona, tahin helvası başta olmak üzere bazı yerel lezzetleri tavsiye ettik, o da bir dahaki gelişinde mutlaka bu lezzetleri keşfe çıkacağını söyledi.

    Bir dünya markasını yönetmek
     MURAT Ülker son derece mütevazı biri. Babası ve Ülker Grubunun kurucusu Sabri Ülker onu küçük yaştan itibaren işin içine sokmuş, üretimden paketlemeye, pazarlamadan satış organizasyonuna kadar her bölümde çalışmış, çok da iyi bir eğitim aldıktan sonra grubun başına geçmiş.

    Murat Ülker, Godiva konusunda haklı bir gurura sahip. Bir dünya markasının, hem de dünyanın her yerinde seçkinliğin sembollerinden biri olan markanın sahibi olmak, onu yönetmek az iş değil.

    Ama belli ki bu gurur da onu teslim almamış, işe '' diye bakıyor, Godiva'yı bulunduğu yerden daha ileri taşımak için yatınmlar yapılıyor, yeni yeni atılımlar planlanıyor. Çin ve Japonya başta olmak üzere Uzakdoğu Godiva'nın yeni atılım stratejisinin başta gelen ayakları. Ülker yönetiminde Godiva, krize rağmen çift haneli bir büyümeyi yakalamış.

    Siyasi gündemin kısır döngüsünden kaçış denemeleri

    Gündemden ikinci kaçış fırsatını da "Ülker"e adını veren ailenin şimdiki üst yöneticisi Murat Ülker'in daveti ile yakaladım. Godiva ve kurucusu Sabah bir grup meslektaşla uçağa binip Milano'nun Malpensa Havaalanı'na gittik. Oradan minibüslerle Alpİer'in altındaki tünelden geçip isviçre'nin Ascona kasabasına ulaştık. Ascona'daki Eden Rock Oteli'nde şimdi Ülker'in (Daha doğrusu Yıldız Holding'in) sahip olduğu "Godiva"nin kurucusu olan 92 yaşındaki Belçikalı çikolata yapımcısı Pierre Draps bizi bekliyordu. Biri Belçika'da diğeri Amerika'da iki fabrikada üretilen Godiva çikolataları, Çin ve Japonya'nın da aralarında bulunduğu ülkelerde pazarlanan ve artık Türk sermayesine ait olan bir dünya markası. Bu markanın yaratıcısı Pierre Draps, 1920'lerde kendi karışımlarını üreterek hayata geçirmiş Godiva'yı. Godiva'nın şu andaki Baş Çikolata Şefi Thirrey Muret, hem Draps'la buluşmamız hem de Godiva'nın 80'inci yıldönümü için hazırladığı yeni alaşımları sunup, bizlere de tattırdı. Örneğin keçi peynirli çikolatayı da, kan portakallı olanını da tattık. Çikolata mutluluk demektir Saatlerce çikolatadan konuştuk ve onu yedik. Şunu söyleyeyim. Çikolata da Harem kadar ilgi çekiciydi. Yol arkadaşım Güngör Uras, Sarkozy'nin "Dümenleri sonucu" Berlusconi'nin istifaya zorlanmasının italyanları karamsarlığa yönlendireceği öngörüsü ile binmişti uçağa. Oysa Milano'da kimsenin kötümser olmadığını gördük. Sonra çikolataları tatmaya başlayınca Güngör Uras bile iyimser oluverdi. Zaten çikolata mutluluk demek değil midir büyük çoğunluk için. Aynı akşam istanbul'a dönerken siyasal gündemin kısır döngüsünden kaçabildiğim bu iki günün mutluluğunu hissediyordum. ?

    Ülker - Migros Çekiliş Kampanyası

    Ülker Çikolata ve Çikolata Kaplama Kategorisi - Ülker Migros Çekiliş Kampanyası Çekiliş Sonuçları

    Ülker Bisküvi ve Kek Kategorisi - Ülker Migros Çekiliş Kampanyası Büyük Çekiliş Sonuçları

    Ülker Bisküvi ve Kek Kategorisi - Ülker Migros Çekiliş Kampanyası Şirket Çekilişi Sonuçları

    Yenilenen ve çok kullanışlı web sitemize hoşgeldiniz!

    Yeni ‘Akıllı Arama’ özelliğiyle, bir sözcüğü yazmaya başladığınız anda ilgili içeriğin listesi karşınıza çıkar!

    www.ulker.com.tr
    web sitesinde ‘’otomatik tamamlama’’ yı kullanmak isterseniz, sözcüğün tümünü yazmanıza gerek yok. Aradığınız sözcüğün ilk birkaç harfini yazdığınızda tüm sözcük etiketleri anında görünecektir. Listeden istediğiniz sözcüğü seçin. Bu özellik bir sözcüğü sitenin derinliklerinde bile olsa  bulmayı çok daha hızlı ve elverişli hale getiriyor.

    Etiketler



    O ne aradığınızı biliyor, bu yüzden eğer sözcüğü hatırlayamazsanız ‘etiketler’ e tıklayın. Burada birçok seçenek mevcut!

    Sosyal Ağlar


    Ülker, web sayfası yeni yüzüyle yayına başladı

    Bu site sosyal medya ile entegredir ve her sayfa en iyi kullanıcı tecrübesi için mobil ortamda da görüntülenebilmektedir.

    Web sitesinin zitaretçileri bir marka adıyla ilgili sosyal medya sayfasına erişim ya da siteyi arkadaşlarıyla paylaşmak  için sosyal medya tuşlarını kullanabilir. Mobil erişim sayesinde, web sitesine iPhone, iPad  ya da diğer mobil aygıtlar sayesinde erişilebilmektedir.

    Türkiye’nin en sevilen gıda markası Ülker’in web sitesi yenilendi. 300 alt marka ve 5400 çeşit ürünün bilgilerini barındıran www.ulker.com.tr sitesi, yeni tasarımıyla sayfasını ziyaret eden tüketicilerine pek çok kolaylık sağlıyor. Şu anda Türkçe ve İngilizce olarak yayında olan web sayfasının 2012’de Rusça ve Arapça eklenerek toplam 4 dilde yayın yapması planlanıyor.

    Yenilenen ulker.com.tr’de markalarla bağlantı, birçok interaktif yolla iyileştirildi ve güçlendirildi. Yıldız Holding Pazarlama Başkanı Ahad Afridi: “Yeni kurulan site, teknolojiyi aşılması gereken bir engel olarak değil, tüketiciler ile markalar arasındaki ilişkiyi geliştirmek ve büyütmek için bir araç olarak kullanıyor” dedi.

    Ülker’in, dijital pazarlamada her zaman öncü olacak çalışmalara imza atmayı hedeflediğini belirten Afridi, “Facebook sayfalarındaki 4 milyonu aşkın tüketici ile Ülker ve markaları, ileri görüşlülük ve yenilikçi teknoloji kullanımı ile tüketicilere hem sosyal medyada hem de dijital mecrada yakın olmaya devam ediyor. Bu vizyon doğrultusunda www.ulker.com.tr, markaları hayata geçirmek için yeniden tasarlandı” dedi.

    Yeni tasarımda sayfaların daha kolay kullanılabilmesi için bütün site tasarımı ve yerleşimi değiştirildi. Kullanıcıların daha rahat gezinebilmesi için görsel içerik alanları büyütüldü. Sitenin en önemli özelliklerinden biri de marka odaklı olarak konumlandırılması. Kurumsal içerikler, Ülker markasını da bünyesinde barındıran Yıldız Holding’in web sayfasına ( www.yildizholding.com.tr ) aktarıldı. Böylece sitede sadece Ülker ve alt markalarıyla ilgili bilgi, görsel ve videolara daha geniş yer ayrılabildi.

    Akıllı arama sistemi ile en hızlı arama

    Sitedeki en önemli yenilik ise, arama bölümünde yapıldı. Arama bölümünde yer alan “Otomatik tamamla” özelliği ile www.ulker.com.tr’de arama yapmak isteyen kullanıcıların, arayacakları kelimelerin ilk birkaç harfine bastıklarında, sistemden bulmak istedikleri olası içerikleri hemen ekranda görmesi sağlandı. Bu da kullanıcıların istedikleri içeriğe, sitenin ne kadar derinlerinde olursa olsun, çok daha hızlı ulaşmasını sağlıyor.

    www.ulker.com.tr sitesindeki bir diğer yenilik ise sosyal medya entegrasyonunun olması. Web sayfasını ziyaret eden kullanıcılar, sayfadaki sosyal medya butonlarından yararlanarak markanın sosyal medyadaki hesaplarına ulaşabiliyor, sayfaları arkadaşlarıyla paylaşabiliyor. Sayfanın mobil uyumluluğu sayesinde, iphone, ipad gibi mobil cihazlardan da içerikler eksiksiz olarak izlenebiliyor.

    Tüm markaların reklam filmleri de izlenebilecek

    Sayfadaki “Haberler” bölümünde Ülker ve markalarına ilişkin bültenlere erişilebiliyor. “Mutlu Bir An” bölümünde ise, Ülker markasının 65. Yıldönümünde başlatılan “Mutlu Bir An” kampanyasına dair bilgiler ve tüketicilerin paylaştığı mutlu anlar takip edilebiliyor. Sitenin “Toplum İçin” bölümünde Ülker’in çevreye, topluma, tüketicilerine katkısı ile ilgili bilgi ve belgelere ulaşılabiliyor. “Ülker TV” bölümünde ise Ülker ve markalarının yüzlerce reklamı televizyon izler gibi izlenebiliyor, yorumlanabiliyor, indirilebiliyor

    Öne çıkan özellikler

    •   Marka odaklı olması
    •   Otomatik tamamlama özelliği olan akıllı araması
    •   Sosyal medya entegrasyonu
    •   Mobil uyumluluğu
    •   HTML 5 gibi gelişmiş teknolojik özellikleri

    Rakamlarla ulker.com.tr

    •   www.ulker.com.tr altında Google’da indekslenen 10 bin sayfa var.
    •   Ulker.com.tr sayfası 5400 çeşit ürünle ilgili bilgi sağlıyor.
    •   Google Suggest’de de kullanılan otomatik tamamla özelliği sayesinde, tüketiciler ana sayfadan sitenin en ücra noktasına sayfa sayfa gezmeden tek adımda ulaşabiliyor.
    •   Ulker.com.tr’ye son 1 yılda sadece Google’dan 1 milyondan fazla ziyaretçi geldi. Bu ziyaretçilerin tam olarak aradıkları yere yönlenebilmeleri için sitenin altyapısı güncellendi.

    Geleceğin futbolcuları, hücum oynamayı ve gol atmayı seviyor…

    Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Futbol Genel Direktörlüğü’nün, Ülker’in desteği ile HERKESiçinFUTBOL programı kapsamında gerçekleştirdiği Futbol Köyleri projesinin beşinci sezonu sona erdi. Köylerde görev yapan antrenörlerin 5 yılda 3.000 çocuk üzerinde yaptığı gözlemler, Türk futbolunun geleceğini şekillendirecek olan çocukların eğilimleri hakkında önemli ipuçları verdi. Çocukların çoğu forvet ve orta sahada oynamayı tercih ederken, ilgilerini en çok gol atmak çekiyor. Bölgelere göre farklı stillerin gözlemlendiği futbol köylerinde, Türkiye’nin batı bölgelerinden gelen çocuklar, daha çok bireysel ve ofansif oynamayı tercih ederken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden gelen çocukların ise daha çok takım oyununu benimsedikleri gözlemlendi. Erkekler arasında gizli bir rekabet varken, kızlar birlikte başarmaktan daha çok keyif alıyor.

    5 köyde 40 eğitmen 200 saat futbol eğitimi verdi…

    Her bir futbol köyünde 8 olmak üzere toplam 40 futbol eğitmeni görev alırken, her köyde 39 saat futbol eğitimi ve 3 saat futsal eğitimi verildi. Drama eğitiminde, öncelikle kendilerinin farkına vardılar. Sonra dinleme ve dolayısıyla birbirlerini anlama yeteneklerini geliştiren çocuklar, 9 saat satranç eğitimi aldı. Satranç eğitiminin, doğru hamleleri, birkaç hamle sonrasını düşünerek, sahada da en doğru hareketi seçebilme yetilerine olumlu katkısı oldu. Eğitimler arasında düzenlenen Ülker Mutlu Bir an saatinde çuval yarışı, dart atma, halat çekme gibi oyunlarla eğlenip yeni dostluklar edinen çocuklar, çevre bilinci eğitimi çerçevesinde de toplam 120 fidan dikti.

    TFF - Ülker Futbol Köyleri, geleceğin bilinçli sporseverlerini ve elit futbolcularını yetiştiriyor…

    Futbol Köyleri, bu yıl 12-13 yaş grubunda, Türkiye’nin dörtbir yanından 160’ı kız toplam 400 çocuğu daha ağırlayarak mezun sayısını 3.000’e çıkardı. Öncelikli hedeflerden birinin bilinçli sporsever yetiştirmenin olduğu projede, çocukların kişisel gelişimine yönelik verilen eğitimler en az futbol eğitimi kadar önem taşıyor. Düzenlenen eğitim programıyla minik sporcular, futbol yeteneklerini geliştirmenin yanı sıra; futbolun özünde yer alan kardeşlik, centilmenlik ve dayanışma ruhunu keşfederken, eğitmenler eşliğinde maç izleme ve sinema saati gibi eğlenceli etkinliklere de katıldı. Çocukların; fair play’i küçük yaşta öğrenmelerine, dengeli beslenme, satranç, drama gibi saha içinde ve dışında hayat boyu yararlanacakları eğitimler almalarına, sosyalleşmelerine, aktif yaşam ve dengeli beslenme anlayışı ile tanışmalarına olanak sağlayan bu proje ile ülkemizdeki potansiyelin verimli bir şekilde değerlendirilmesi ve yetenek havuzunun genişletilmesi de sağlanıyor. Bu köylerden çıkan başarılı oyuncuların, futbol kulüplerinin ve milli takım alt yapısının zenginleşmesine önemli bir katkısı oluyor.

    Kurban Bayramı’na Ülker’den damla sakızlı şeker lezzeti

    Ülker, Kurban Bayramı’nda şekerliklerinizi birbirinden lezzetli toffe ve bonbon şekerlerle süslüyor. Ülker Damla Sakızlı Toffe, size ve konuklarınıza gerçek damla sakızı lezzetini; Ülker Meyveli Bonbonlar ise dört ayrı meyvenin canlandıran keyfini sunuyor.

    Ülker Damla Sakızlı Toffe, geleneksel tatlarımızdan damla sakızını şekerle birleştiriyor. Gerçek damla sakızı ile üretilen Ülker Damla Sakızlı Toffe, bu tadı sevenlere zengin bir aroma sunuyor. Ülker Meyveli Bonbon çeşitleri ise gerçek meyve suyu ile üretiliyor. Elma, limon, çilek ve portakal çeşitleri bulunan bonbonlar, rengarenk yepyeni ambalajlarıyla ikramlarınızı taçlandırıyor.

    Ülker, birbirinden lezzetli bonbonları, toffeleri rengarenk, göz alıcı tasarımlarıyla bayram heyecanına ortak olmak için dökme ve 350 gr poşet ambalajlarda satışa sunuldu.

    Uyumlu muyuz? Sorusunu bir de Albeni'ye Sorun!

    Uygulamaya giren kullanıcılar, önce Facebook listesinden istedikleri bir arkadaşını seçiyor ve daha sonra son derece eğlenceli sorulardan oluşan bir uyum testine cevap veriyorlar. Testi bitiren kullanıcılar, aynı testi çözmesi için seçtiği arkadaşına da gönderiyor. Böylece aynı soruları yanıtlamış olan iki kişi arasındaki tutarlılık ve uyum ölçülebilmiş oluyor.

    Haydi siz de katılın, arkadaşlarınızla, sevgilinizle ya da ailenizle ne kadar uyumlusunuz görün!

    apps.facebook.com/uyumolcer/

    Bolero çikolatayla kaplandı daha bi’ tatlandı

    Günün her saatinde ve her yerde tüketilebilecek Bolero Çikolata kaplı lokmalık gofret, atıştırma ihtiyacını keyifli bir deneyime dönüştürmek isteyenlere hitap ediyor. Üstelik lokmalık mini boyutlarıyla Bolero, paylaşmak isteyenlerin de vazgeçilmezi olacak.

    “Kendisi ince, lezzeti bol!” sloganıyla piyasaya çıkan Bolero, nefis çikolata kaplaması ile çok iddialı. Bolero, günün koşuşturması içinde kendine küçük keyif molaları vermek isteyenler için ideal.

    https://www.facebook.com/Bolero

    Dünyanın En Enerjik Testi!

    Metro Yüksek Enerji Testi, enerji üreterek içinde bulunduğunuz ortamı aydınlatıp çevrenizde gizlenen Metro'ları bulmanız gereken heyecan dolu bir oyun!

    Katılanlar arasından yapılacak çeklişle her hafta 100 kişiye 100 kişiye Metro Enerji Paketi ile son hafta 3 kişiye Sony PS3 320GB Oyun Konsolu + Move Başlangıç Seti hediye!

    Enerjinizi test etmeye hazırsanız, Metro Yüksek Enerji Testi'ne hemen başlayın Enerjinizin sınırlarını zorlayın!

    https://apps.facebook.com/yuksekenerjitesti/

    Ülker Çikolata Atölyesi, real,- Hipermarketlerde

    Ülker’in çikolata, bisküvi, kekleri real,-  Hipermarketleri’nin içinde özel bir alanda tüketicisi ile buluşuyor. 13-26 Ekim tarihleri arasında real,-  İstanbul; Kartal, Beylikdüzü, Ümraniye, Fulya, Bayrampaşa, Merter, real,-   Ankara Bilkent, Etlik, real,-   Adana, Real Konya ve real,-  İzmit ve Antalya mağazalarında tüketicileri kazı kazan aktiviteleri ile hediyeler ve sürprizler bekliyor.

    “Ülker Çikolata Atölyesi” de 22-23 Ekim tarihleri arasında real,-   mağazalarında başta çocuklar olmak üzere herkesi çikolata yapmayı denemek üzere bekliyor olacak. Uzmanlar yardımıyla değişik kalıplarda kendi çikolatalarını yapacak olan yediden yetmişe herkese yaptıkları çikolata hediye edilecek. Ülker Çikolata Atölyesi ile çikolata severler kendi seçtikleri çeşnilerle muhteşem lezzette çikolatalar yapma ve market alışverişlerinin sonunda kendi yaptıkları çikolatalar ile kendilerini sevdiklerini mutlu etme şansı bulacak.

    real,-  Hipermarketleri’nin içindeki özel alana gelen tüketiciler Halley 10’lu,  Pötibör 1 kg, Metro 10’lu, Metro 5’li, Albeni 5’li, Çikolatalı Gofret 5’li, Çokonat 5’li ürünlerini çeşitli promosyonlar ile satın alma imkanı bulacaklar.

    İyi çikolata ağızda kolayca erir

    * Türkiye’deki çikolata pazarı derken neyi kastediyoruz?

    Türkiye’deki toplam çikolata pazarı 2.8 milyar TL’lik bir pazar. Bunun yüzde 51’ini ise Ülker ürünleri oluşturuyor.

    * En çok çikolata tüketen ilimiz hangisi peki?

    Bayram döneminde tüketilen çikolatanın yüzde 32’si Marmara; yüzde 18’i İç Anadolu’da satılıyor. İl olarak İstanbul en çok çikolata tüketen ilimiz. Daha sonra Ankara, İzmir, Adana ve Bursa geliyor.

    * Çikolata yiyen kitle hangi çeşitleri tercih ediyor?

    Sosyo-ekonomik grup ve yaş çikolata tercihlerini belirliyor. Gençler sütlü çikolata yiyor; yaş ilerledikçe bittere geçiş yapılıyor. Bitterdeki şeker oranı nispeten daha az. Kakao oranı da fazla. Bu nedenle antioksidan görevi yapıyor ve dediğim gibi yaş ilerledikçe tercih ediliyor. Daha çok büyük şehirlerde yeniyor. Gençler ve çocuklar ise daha şekerli ürünleri seviyorlar. Değişik, yeni lezzetler arasında ise gençlerin karamelli ürünlere de ilgisi olduğunu görüyoruz.

    En çok sütlü çikolata yiyoruz; yaş ilerledikçe bittere geçiyoruz

    * En çok yenilen çeşit desem?

    Toplam çikolata pazarına bakarsak, en fazla tercih edilen çeşit sütlü; toplam pazarın yüzde 40’ını oluşturuyor. İkinci sırada pazarın yüzde 30’unu oluşturan Antep fıstıklı; üçüncü sırada ise fındıklı var. Bitter ise yüzde 15 ile dördüncü sırada. Bizim Ülker olarak en çok satan ürünümüz ise sütlü kare olan.

    * Yabancıların tercihleri nasıl, bize göre farklılıklar var mı?

    Yabancı ülkelerde tabletler (ince-uzun versiyonlar) tercih ediliyor. Biz kalın olanları yiyoruz, çünkü çikolatayı ısırdığımızda o tadı doya doya ağzımızda hissetmek istiyoruz.

    * İhracaatı en çok hangi ülkeye yapıyorsunuz?

    Orta Doğu ülkeleri, özellikle Lübnan, Suudi Arabistan ve Almanya’ya...

    * Peki siz şahsen en çok hangi çeşit çikolatayı tüketiyorsunuz?

    En çok Antep fıstıklı yiyorum. Yanında da çay içiyorum. Her gün en az bir adet yerim.

    * Kilo almamayı nasıl başarıyorsunuz? Hem yiyip hem nasıl formumuzu koruyacağız?

    Ne zaman, ne kadar yediğiniz ve karşılığında ne kadar hareket ettiğiniz önemli.

    Kadınlar modlarını değiştirmek; erkekler enerji almak için yiyor

    * İyi çikolata nasıl anlaşılır?

    İyi çikolata ağızda kolay erir. İyi olmayan çikolata damakta erimez, serttir. Dolayısıyla kakao yağı ne kadar kaliteli ve oranı iyi ise çikolata dilimizin üzerinde o kadar rahat erir. Tüm damağınıza aromasını yayar.

    * Kadın ve erkeklerin çikolata yeme nedenleri farklı mı?

    İnsanlar değişik sosyal okazyonlarda, değişik motivasyonlarla çikolata yiyor. Bazısı modunu değiştirmek için yiyor, bazısı yemekten sonra tatlı niyetine, bazısı da açlığını bastırmak için tercih ediyor. Yaptığımız araştırmalar gösteriyor ki, yenen ürünler de zaman zaman değişiklik gösterebiliyor...

    * Kim daha çok yiyor?

    Kadınlar erkeklere göre daha çok yiyor. Motivasyon farklılığı da var. Hiçbir erkek, “Gece kalkıyorum, buzdolabını açıp kaşık kaşık çikolata yiyorum” demez. Bu klasik bir kadın cümlesidir. Genel olarak toparlarsak, kadınların daha çok modlarını iyileştirmek için yediklerini ve çikolatayı kendine zaman ayırma, kendini eğlendirme aracı olarak gördüklerini söyleyebiliriz. Erkek içinse daha çok enerji almak için yenilen bir şey.

    * Diyet çikolatalara ilgi nasıl?

    Kadının kalori derdi var. Bu nedenle kendini yerken suçlu hissetmemek adına çikolatayı eğlence aracı olarak görüyor. Yerken “kendim için bir şey yapıyorum” diye zevk alarak yiyor. Sonuçta da Türkiye’de de dünyada da düşük kalorili çikolata çok fazla satmıyor. Çünkü bu zevki insanlar doya doya yaşamak istiyor.

    Biz yılda 1.9 kilo İngilizler ise 12 kilo çikolata yiyor

    * Yıllık ne kadar çikolata tüketiyoruz?

    Türkiye’de kişi başı yıllık çikolata tüketimi 1.9 kilo; Almanya’da 9; Amerika’da 6; İngiltere’de 12 kg. Gelir düzeyi artıkça çikolata tüketimi de artıyor. Bu da ülkemizde de tüketimin artmaya devam edeceğini gösteriyor.

    * Bayram için özel olarak çıkarttığınız bir ürün var mı?

    Bayrama özel ürünümüz; Ülker Golden Madlen çikolata. Toplamda 50’den fazla çeşidimiz var.

    * Açıkta satılan ürünleriniz de var değil mi?

    Dünyada artık maneviyata ve aile bağlarına dönüş var. Biz bu konuda şanslıyız, aile bağları çok kuvvetli bir toplumuz. Bu durum, bayramlarla daha da güçleniyor. Misafirliğe mesela, hiç eli boş gitmeyiz. Gelir düzeyimiz yüksekse çikolata alıp gideriz. Ev sahibi de belli bir maddi çizginin üzerindeyse yine çikolata ikram eder. Ama eve alırken genelde açıkta satılanlar, misafirliğe giderken kutuda olanlar tercih ediliyor.

    Asla buzdolabına koymayın, tadı bozulur

    * Malum bayram yaza, sıcak havalara denk geldi. Bu satışları düşürür mü?

    Yok, satışımız artıyor. Bayramda yüzde 25 oranında artış oluyor. Çünkü artık klima o kadar yaygın ki, satış noktalarında da doğru muhafaza edilebiliyor.

    * Evde nasıl muhafaza edeceğiz; buzdolabına koyalım mı?

    Hayır, asla koymayın. Tadı bozuluyor... Doğru saklama sıcaklığı 18-22 derecedir. Direkt ışıktan ve güneşten de saklamak gerek. Ayrıca, çikolatanın koku almaması lazım; kilerde saklamayın. Kokuyu sindirebilir çünkü.

    Kaynak: Vatan Gazetesi